Muhali taleb, Meylü’t-tahrib
Bismillah.
Elhamdulillah.
“Le ‘amrük”le müeyyed efendimize Salatu-selam olsun.
Bu yazı, daha önce kaleme aldığım diaspora muhtevasına dair yazıların bir devamı mahiyetindedir. Fakir (1), daha önce diaspora ile anavatan arasındaki teati zeminini zikretmişti. (2) Yine daha da önceki yazılarımda Türkiye’deki Çeçen Diasporasının mahiyet, risk ve fırsatlarını terennüm etmiştim. (3,4,5,6,7,8);
Hayatta bulunması mümkün olmayan bir kemali yani muhali talep eden hemşeriler nedeniyle devam etmek vacip oldu.
Sual; Anavatanda gördüğümüz (bizce) nakısalar ve seyyiatlarda nasıl bir tavır takınmalıyız?
Bu meseleler üzerine konuşulurken ve tutum takınılırken genellikle üç farklı yaklaşım öne çıkıyor.
Evvelen,
Anavatanda yapılan her işi doğru kabul eden ve veya eleştiriden tamamen uzak duran sukut yaklaşımı.
Saniyen,
Anavatanın nakısalar ve seyyiatları merkeze koyan, geriye dönük hesapları devamlı gündemde tutan, Müteal mümeyyiz, muhteşiblerin yaklaşımı
Selasen,
Müspet tutum. Allahualem; sünneti seniye. Vasat yol.
- Sukutun risksiz ve belki de menfaat penceresi izahtan varestedir.
- Müteal Münekkidlere gelince; hatadan münezzeh uzuv, devlet ve beşer muhaldir. Hulefâ-i Râşidîn bile ismet sıfatına haiz değildir. Gerçek hayat; nakısa ve seyyiatlarla, çelişki ve mahdudiyetlerle birlikte yaşanan bir alandır. Dak-şinas münekkitlerin Ebdâ-ı kusûr meyli bir illettir. Ya Şafii! duasıyla hayır talep ediyorum.
- Vasat olan;
Resul i Kibriya (SAV) efendimizin sünneti seniyesi kusurlar üzerinden değil hasenatlar üzerinden yürüyüştür. Bir çok hadis-i Şerif buna şahittir. Yine alimler de böyledir.
” Muhali talep etmek ise, yalnızca kendine fenalık etmektir. Zerratı günahkârlardan mürekkeb bir hükûmet, tamamıyla masum olamaz. Demek nokta-i nazar, hükûmetin hasenatı seyyiatına tereccuhudur. Yoksa seyyiesiz hükûmet muhal-i âdidir. Ben öyle adamlara, anarşist nazarıyla bakıyorum. Zira onlardan birisi -Allah etmesin- bin sene yaşayacak olsa, âdeta mümkün hükûmetin hangi suretini görse, hülya ile yine razı olmayacak. Şu hülyanın neticesi olan meylü’t-tahrib ile o sureti bozmağa çalışacak. “ (9)
“Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. “ (10)
İletişimin merkezine seyyiat iddialarını yerleştirmek doğru değildir. Bir ilişkinin devamı, ortak iyiliklerin ve ortak hedeflerin güçlendirilmesiyle mümkündür. Eğer bütün dikkat eksiklere yönelirse zamanla güven azalır, karşılıklı savunma refleksleri güçlenir ve taraflar birbirlerini anlamak yerine birbirlerine cevap vermeye başlarlar.
Diasporanın temel sorusu “Neyi eleştirelim?” değil, “Neye katkı sunabiliriz?” olmalıdır. Çünkü etkili olan yaklaşım, değiştirilemeyecek meseleler üzerinde uzun tartışmalar yürütmek değil; değiştirilebilecek alanlarda fayda üretebilmektir. İdeolojik, teorik ve eskiye ait değerlendirmelerin sürekli tekrar edilmesi hayata katkı sağlamıyor. Tartışılması gereken; hangi davranışın kısa, orta ve uzun vadede gerçek hayatta olumlu sonuçlar üreteceğidir. Bu sonuç odaklılık, ilkelerden vazgeçmek değildir. Bilakis ilkeleri hayata taşıyabilmenin yoludur.
Diaspora, uzaktan bakmanın verdiği avantajla bazen anavatandaki eksiklikleri daha kolay görebilir. Ancak uzaktan bakmanın bir dezavantajı da vardır: Hayatın günlük yüklerini taşıyan insanların karşı karşıya kaldığı şartları tam olarak hissedememek. Bu nedenle diaspora kendisini bir mümeyyiz, bir müfettiş veya bir müteal makam gibi görmemelidir. Daha doğru olan yaklaşım, kendisini aynı ailenin farklı bir parçası olarak kabul etmesidir. Aile fertleri birbirlerinin eksiklerini görebilir; fakat ilişkilerini yalnızca eksikler üzerine kurmazlar.
Bazı meselelerde diaspora farklı düşünebilir. Bazı uygulamalara katılmayabilir. Bazı yanlışları da yanlış olarak görebilir. Ancak her farklılık sürekli gündem yapılmak zorunda değildir. Her yanlış görülen konu üzerinden mücadele yürütmek de zorunlu değildir.
Hikmet, hangi konuda konuşulacağını, hangi konuda katkı sunulacağını ve hangi konuda sabırla zamanın beklenmesi gerektiğini ayırt edebilmektir. Aynı şey Anavatanın idarecileri için de geçerlidir.
Binaenaleyh, tesir ekseriya münasebetten doğar; münazaadan değil. Tarafeyn temelinde karşılıklı güven, iyi niyet, yapıcı katkı ve ortak gelecek tasavvuru bulunmalıdır. Nakısaları büyütmeyen, hayratı takviye eden, iftirakı derinleştirmekten ziyade müşterekleri tezyid eden bir usul herkese daha fazla fayda sağlayacaktır.
Ve hususan buna Türkiye’miz Çeçen İnguşlarının daha fazla ihtiyacı var. (5)
Doğrular Hakk’tan, kusurlar bizdendir.
Selam ve dua ile.
Yahyahan Güney
17, 06, 2026. Başakşehir
Dipnotlar:
- https://kafkascecen.org.tr/author/yahyahan-guney/
- https://kafkascecen.org.tr/teavun-ve-tekamul/
- https://kafkascecen.org.tr/burada-diaspora-yonetim-iliski-stratejisi-yanlis-nokta/
- https://kafkascecen.org.tr/turkiye-cecen-diasporasi/
- https://kafkascecen.org.tr/bir-cecen-ve-cerkez-diaspora-analizi/
- https://kafkascecen.org.tr/turkiye-cecen-diasporasinin-en-onemli-problemi/
- https://kafkascecen.org.tr/ceceningus-diasporasi-rakibinin-rakibi-dostun-olmayabilir/
- https://kafkascecen.org.tr/buyuk-devletler-kucuk-diasporalarla-ugrasir/
- Münazarat, Said i Nursi
- Emirdağ Lâhikası. Said i Nursi










