BAŞLIKSIZ

Bu yazı, muhatapların veya camianın bildiği malum konunun devamı mahiyetinde net ve açık bir biçimde kaleme alınmıştır. Gerekçesi ise, meselelerin doğrudan müzakere edilmesi yerine yazılar üzerinden konuşulmasını tercih eden bir anlayışa cevap verme ihtiyacıdır.

Yayımlanan metinlere bakıldığında; oldukça uzun, aynı düşüncelerin farklı ifadelerle tekrar edildiği, yer yer resmi ve bürokratik bir dilin hakim olduğu, bildiri niteliğinde yazılar kaleme alındığı görülmektedir. Bu metinler daha çok iyi niyet temennilerini yansıtmakla birlikte, en dikkat çekici yönü; kullanılan bazı ifadelerin yalnızca ana vatan adına değil, aynı zamanda diasporayı da kesin biçimde temsil ettiği izlenimini vermesidir. Nitekim, “Ana vatanın hiçbir dayatması yoktur” şeklindeki kesin ifade de bu yaklaşımın bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Yine “Türkiye Çeçen diasporasının birlik ve beraberliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında” cümlesi ve bu cümle etrafında devam eden cümleler iki tarafı temsil eder nitelikteki tek isimlik beyan olarak değerlendirilmektedir.

İstişare ise yalnızca kaleme alınan yazıları okumak ve değerlendirmekten ibaret değildir. Karşılıklı görüş alışverişini, ortak müzakereyi ve farklı düşüncelerin doğrudan ifade edilebildiği bir zemini gerekli kılar. Oysa metinde, istişareye ilişkin verilen somut örnek; “Türkiye Çeçen diasporasının birlik ve beraberliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında, son dönemde büyüklerimiz tarafından kaleme alınan yazıları, yapılan değerlendirmeleri, paylaşılan görüş ve düşünceleri büyük bir dikkatle okuyor, samimiyetle değerlendiriyor ve her birini bizler için kıymetli bir emanet olarak görüyoruz” cümlesinden ibarettir.

Bunun yanında, “Tam aksine, attığımız her adımda istişare etmeyi, büyüklerimizin fikirlerini dinlemeyi ve farklı görüşlerden istifade etmeyi ilke edindik” ifadesi de somut örneklerle desteklenmediği için havada kalmaktadır. Zira istişare, tek taraflı olarak yazıları okumak değil; farklı görüşlerin doğrudan dile getirilebildiği, karşılıklı konuşulabildiği ve ortak aklın oluşturulabildiği bir süreci ifade eder.

Diğer taraftan, birlik ve beraberlik söylemi çerçevesinde gerçekleştirileceği ifade edilen toplantının gerçekten bir istişare zemini oluşturup oluşturmadığı sorusu meşru bir sorudur. Bugüne kadar bilinenler ve izlenen yöntem ise, gidilen yolun bu yönde olmadığı kanaatini güçlendirmektedir.

Bu vesileyle, söz konusu toplantıya katılıp katılmayacağımı soran, merak eden dostlarımıza da cevabımı buradan vermek isterim. Mevcut şartlar ve yukarıda ifade ettiğim gerekçeler çerçevesinde, bu toplantıya katılmayacağımı paylaşmayı uygun görüyorum.

 

Hami ÖZDİL

2026,07,26

You may also like...

2 Responses

  1. Ünsal Yaldız dedi ki:

    Değerli büyüğümüz Hami Özdil bu yazısını okuduğumda içime su serpildi kapalı kapılar ardında bir takım faaliyetler yapılmaktadir. Bu faaliyetler Türkiye Çeçen diasporasının dün ünü bugününü yarınını yansıtmamaktadır. Kafkas çeçen diasporası Anadolu topraklarında kanı ile malı ile fedakarlıklar yaparak var olmuştur. Dizayn edilmeye çalışılan diaspora gerçekçi değil bir takım art niyetler taşıdığı görülmektedir. Cahar Dudayev Zelimhan Yandarbiyev Aslan Maşhadov daymohk şanlı tarihinde unutulmaz fedakarlıklarla altın harflerle şehadetleri ile yazılmıştır. Son zamanlarda watsap gurubunda üyemiz bile olmayan kişilerin paylaştığı yazı ve paylaşımlar dernek üyelerimizi düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yönetim olarak yetkiyi elinde bulunduran kişilerde bir akıl tutulması olduğu görülmektedir. İstişaresiz üyelerin görüşü olmadan yapılan bu organizasyona katılmam söz konusu değildir. Selam ve dua ile

  2. Ünsal Yaldız dedi ki:

    Düzeltme: Yorumunda bahsi geçen dernek Kayseri Kafkas Çeçen inguş derneği ve watsap gurubudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir