Kafkas Rus Çatışması

Wassan- Giray CABAĞI
Flash Ajans

Wassan- Giray CABAĞI
Flash Ajans
27 Mart 2023
3 Haziran 2024
27 Haziran 2022
26 Temmuz 2026
9 Haziran 2026
ÇEÇEN DİASPORASININ SINAVI YÖNTEM Mİ SONUÇ MU?
19 Ağustos 2026
26 Ağustos 2026
Alev ERKİLET
Ve Şeyh Şamil’den Şamil Basayev’e Çeçenistan-Dağıstan Direniş Hareketleri. Elinizdeki bu çalışma bir yanıyla, benzeri görülmemiş bir değişiklik döneminde yaşayan, devletlerin oluşturduğu resmi tarihten dışlanan “ötekilere” ilişkin bir sözlü tarih çalışması. Onlara ötekileri belirtecek anlamda “esmerler” deniyor. Esmerler; çünkü sarışın Slav ırkının yüzyıllarca süren hegemonyası altında yaşamış ötekiler onlar ve aslında, kendileri de sarışın olmakla birlikte Sovyet imparatorluğundaki diğer Müslüman halklarla birlikte esmerler olarak tanımlanmışlar. Onlar Kafkasya’nın en savaşçı en mücadeleci halklarından biri. Uzun savaş dönemleri arasında kısacık molalar vermek durumunda kalmışlar zaman zaman. Soykırımlar ve sürgünler kendilerini fiziksel olarak bütünüyle yok edemesin diye. Nüfus görece toparlanıp, fiziksel yok olma eşiği aşılır aşılmaz kaldıkları yerden devam etmişler özgürlük mücadelelerine. Kısaca son beş yüz yılı savaşarak geçirdikleri söylenebilir. Bu sarışın esmerler: “Çeçenler” Ancak Çeçenlere ilişkin bu öykü başka halkların kaderine de karışmış durumda bugün. Dağıstanlı mücahitlerle, İslâm Dünyası’nın dört bir yanından gelen “yabacı mücahitlerin” öykülerine. Kısaca bizim seslerine kulak vermek istediğimiz ötekiler, son on yılı kapsayan Çeçen cihadının doğrudan parçası olmuş kişiler. Rus resmi tarihinin “terörist” olarak adlandırıp dışladığı ötekiler. Alev ERKİLET Büyüyenay Yayınları
Vahdet Polatkan
1958 yılında Bozkurt köyünde (Sivas/Şarkışla) doğdu. İlköğrenimine Bozkurt köyünde başlayıp Şarkışla Cumhuriyet İlkokulunda, orta ve lise öğrenimini Şarkışla Ortaokulu ve Lisesinde tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Yurdun çeşitli bölgelerinde Cumhuriyet Savcısı olarak yaptıktan sonra, 2012 yılında Ankara Cumhuriyet Savcısı iken emekli oldu. Aynı yıl noter olarak görev yapmaya başladı, hâlen noter olarak çalışmaktadır. Vahdet Polatkan Karina Yayınevi
Sefer E. Berzeg
XIX. Asrın son çeyreğinde Kuzey Kafkasya coğrafyasında hüküm süren cılız ve karmaşık siyasal zemin, bir sonraki yüzyılda, dünya tarihindeki kırılma ve yeni oluşumlara paralel şekilde güçlü arayışlara sahne olmuştur. Sömürgeciliğe karşı varlık koruma mücadelesi veren Kuzey Kafkasya, Çarlık Rusyasının Birinci Dünya Savaşı sırasında çöküşü ile birlikte yol ayırımına gelmiş; 1917’de toplanan Terekkale ve Andi Kurultaylarında yeni bir geleceğe yolalışın rotasını çizmiştir. Farklı düşünce sistematiklerine sahip olmakla birlikte, ülkenin henüz filizlenen intelijansiyası, Hazar ve Karadeniz arasında ortak geçmişten geç alan ve müşterek bir geleceğe yürüme iradesini ortaya koyan “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti”nin kuruluşunu gerçekleştirmiştir. Modern çağın “ulus-devlet” formuna bütün yönleriyle karşılık veren “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti” gerçekte yüksek siyasal bilincin yansıması olarak da dikkat çekicidir. Her tarihi olayda olması gerektiği gibi, Kuzey Kafkasya’nın “bağımsızlık” ve “devletleşme” süreci de tartışılırken, bunların kendine özgü politik, ekonomik, tarihsel ve kültürel atmosferde oluştuğu hatırlanmalıdır. Aksi taktirde, dönem koşulları gözardı edilerek geçmişe dönecek her bakışın hatalı neticelere varması kaçınılmaz hale gelecektir. Sefer E. Berzeg BİRLEŞİK KAFKASYA DERNEĞİ
Yusuf Tunçbilek
Karaçay-Balkarlılar, vatanları Kafkasya’dan tarihsel olaylar sebebiyle dünyanın farklı coğrafyalarına dağılan, sayıca az ama önemli bir halktır. Günümüzde büyük çoğunluğu hala Kafkasya’da bulunan Karaçay-Balkarlıların azımsanamayacak bir nüfusu da Anadolu’ya göç etmiştir. Türk dilli bir halk olan, Kafkas halklarıyla karışan ve İslam dinine inanan Karaçay-Balkarlıların mevcut etkileşimleri kimlik algılarında özgün bir çeşitlilik ve zenginliğe neden olmuştur. Türklük, Çerkezlik, Kafkasyalılık ve Müslümanlık etrafında örülen Karaçay-Balkarlıların kimlik inşasında; göç süreçleri, siyasi gelişmeler, aydınlar ve sivil toplum kuruluşları etkili olmuştur. Bu araştırmada Karaçay-Balkarlıların kimlik süreçlerine etki eden bütün bu olgular açıklanıp, sahada yapılan derinlemesine görüşmelerden yola çıkılarak uyum, geçişkenlik ve çatışma arasında Karaçay-Balkarlıların kimlik algısı ortaya konmuştur. Yusuf Tunçbilek DBY YAYINLARI
Erol YILDIR
Kitap Türkiye’deki Kafkas kökenli yerleşim yerlerinde 1987 yılında başlayan ve kişisel bir çabayla, çok zor şartlar altında gerçekleşen alan araştırmaları sonucunda derlenmiş “Çeçen Keçe Yaygı Örnekleri”ni konu almaktadır. Kafkasya kökenli bu keçelerin aynı zamanda katalog halinde sunulduğu eser, konu hakkındaki tek bilimsel kaynak olma özelliğini de taşımaktadır. Üniversitelerin Geleneksel El Sanatları, Sanat Tarihi ve Tekstil Bölümleri için kaynak bir eser olan kitaptaki keçe yaygı örnekleri, büyük Kafkas sürgününden sonra Türkiye’de üretilmiş Kafkas El Sanatı çeşitleri arasında da önemli bir yere sahiptir. Aynı zamanda burada söz konusu edilen eserler, yok olan bir kültürün yaşayan fertlerine ait son maddi kalıntılar olduğunu hatırladığımızda bu önem bir kat daha artmaktadır. Erol YILDIR Çapraz Kültür
Osman Akınhay
Yirminci yüzyıla “barbar” diyen çok oldu ve bu doğru bir saptamaydı, fakat yeni girdiğimiz yirmi birinci yüzyılın “barbarlık”ta geçen yüzyılı kesinlikle gölgede bırakacağı daha şimdiden belli oldu. Ve dünyayı savaşın eşiğinde yönetmeyi başlıca politik yol belleyenlerin bu noktada seçtikleri birkaç model ülke varsa, bunların biri Irak, diğeri Afganistan, bir diğeri de Çeçenistan’dı. Çeçen direnişi İslami fundametalizmin bir kalesi midir, bir zamanlar sosyalist SSCB’nin parçası olan Çeçenistan’daki savaş bir ulusal kurtuluş hareketini mi temsil etmektedir, yoksa Çeçenlerin bütün dertleri sadece Şeyh Şamil’den beri adet edindikleri üzere Rusya’ya kafa tutmak mıdır? Çeçenlerin ilk cumhurbaşkanı Cohar Dudayev, ikinci cumhurbaşkanı Aslan Mashadov, eylemleriyle dikkatleri üstüne toplayan, Che hayranı gerilla komutanı Şamil Basayev ve onun yanındaki Ürdün’den ithal komutan Ebu Hattab, Yeltsin’in parlamentosunda başkan olan Ruslan Hasbulatov… Kimisi eski Kızıl Ordu generali, kimisi SSCB hükümetinde bakan olan, bunlarla birlikte binlerce evladıyla kardeşini kirli bir savaşa kurban veren yüz binlerce sıradan insan, sekiz yılı aşkın bir süredir ülkelerini harabeye çeviren bu savaşta neyin peşindedirler? Özcan Özen ile Osman Akınhay’ın hazırladıkları Çeçenistan: Yok Sayılan Ülke adlı bu kapsamlı derlemede, bütün bu aktörleri, sağ ve sol ideolojilerin onlara atfettikleri kutsal etiketlerle değil, yalın gerçeklikleri ve kendi trajedisi içinde izleyecek, Çeçenistan’ın bütün dünya tarafından yok sayılmasının nasıl bir kapitalist paylaşım senaryosuna karşılık geldiğini göreceksiniz. Osman Akınhay Everest Yayınları
Öner Özkan
Rusya ne anlaşılması, ne de anlatılması kolay bir ülke. Sürprizlerle dolu, çok büyük bir ülke. Rusya halkı, SSCB’ nin dağılmasından sonra öyle şeyler yaşadı ki, bir dönem geldi ve “düzenin sağlanması, demokrasiden daha önemli” demeye başladı. SSCB’ den kalan ve geçmişte devlete ait olan servetin, tesislerin, doğal kaynakların yeni sahiplerinin belirlenmesi gerekiyordu. Bu süreç, halk için çok üzücü oldu. Bu kitapta, Rusya’ nın, dünyanın en kanlı terör eylemlerinin yapıldığı bir ülke haline nasıl geldiğini göreceksiniz. 1999 yılında birdenbire ortaya çıkan Putin’ in nasıl yükseldiğini, geçmişine ait olan sırlarını ve tüm bunların ülkedeki iktidar mücadeleleri içerisinde nasıl bir yer kapsadığını bulacaksınız. Romanlarda, filmlerde, fantastik öykülerde karşılaştığınız olaylara, Rusya’ da gerçek hayatın tam içerisinde rastlayabilirsiniz. Ve birçoğuna, dünyanın bir başka köşesinde rastlamak mümkün değildir. Kitapta anlatılan ve gerçeğin ta kendisi olan gerçeküstü olaylar sizi çok şaşırtacak. Öner Özkan ÜMİT YAYINCILIK
Diasporadaki Çeçenler arasında kaybolmaya yüz tutmuş olan Çeçen dili ile ilgili Türkiye ve dünyadaki üç dilde ilk konuşma kılavuzu. Türkçe – Çeçence ve İngilizce olarak hazırlanmış bu konuşma kılavuzunun Çeçen dilini öğrenmek ve yaşatmak isteyenlere yardımcı olmasını diliyoruz. https://magaza.vovakitap.com/turkce-cecence-ingilizce-konusma-kilavuzu-ramazan-ozisin
Prof. Dr. Anıl Çeçen
Bu kitapta, bağımsızlığa giden yoldaki, ulusal kurtuluş savaşının aşama aşama izlediği gelişme süreci ve Çeçenistan’ın bağımsızlığını haklı kılan bütün belgeler birarada okuyucuların dikkatine sunulmaktadır. Mafya, terör ve şeirat suçlamalarının ve kara çalmalarının ötesinde, bir küçük ulusun varolma mücadelesi ve bağımsız yaşama kavgası ile ilgili ayrıntılar, ilk kez bu kitapla Türk kamuoyuna açıklanmaktadır. Tarihten gelen rus emperyalizminin soykırım ve katliamlarının bir an önce durdurulabilmesi için uluslar arası hukuk ve evrensel insan hakları doğrultusunda uygar dünyanın Çeçenistan olayına bir an önce müdahale etmesi gerektiği bu kitap ilk bir kez daha kanıtlanmaktad Prof. Dr. Anıl Çeçen YENİ ZAMANLAR SAHAF
Alexandre Benningsen
Sovyet Rusya’daki müslümanların tarihî ve aktüel durumu birçok kimse tarafından inceleme konusu yapılmakla beraber, o bölgedeki müslüman tarikatlar şu ana kadar yeterince araştırılmamıştır. Elinizdeki eser bu sahada yapılmış en yeni, en geniş, en güvenilir ve en objektif eser durumundadır. Eserde, Rusya’daki müsümanlann yakın tarihine kısaca temas edildikten sonra, Bolşevik İhtilâli’ni müteakiben Sovyet iktidarının oradaki müslümanları sindirmek üzere uyguladıkları son derece zalimane faaliyetler ve bu faaliyetlere karşı müslümanların, özellikle de tarikat mensuplarının gösterdikleri muhteşem direniş büyük bir vukufiyet ve objektiflikle ortaya konmuştur. Kitapta, Rusya’daki mevcut bütün tarikatlar bilhassa sosyolojik açıdan ayrı ayrı incelenmiş, bu tarikatların oradaki müslümanların dînî ve millî kimliklerini muhafazada ne derece aktif bir rol oynadıkları gözler önüne serilmiştir. Ayrıca bu eserde, Rusya sınırları içerisindeki, müslümanların ziyaretlerine konu olan tüm kutsal kabul edilen yerlerin detaylı bir coğrafyası da verilmiştir. Yazarlarının bu sahanın bütün dünyaca kabul edilmiş otoriteleri olmasının yanında, eserin yıllarca süren ve çok büyük nisbette Sovyet kaynaklarına dayanılarak yapılan yorucu ve çetin çalışmanın mahsulü olması ona ayrı bir orijinallik kazandırmıştır. Kısacası, Sovyet esareti altındaki Müslüman Türklerin mevcut emperyalist iktidara karşı yakın geçmişte ve günümüzde, bilhassa tarikatların rehberliğinde verdikleri takdire şayan dînî ve kültürel mücadeleyi anlatan bu kıymetli eserden her müslüman Türk’ün öğreneceği çok şey ve alacağı pek çok ibret vardır. Alexandre Benningsen AKÇAĞ YAYINLARI
Kolektif
Elinizdeki bu kitap; Anadolu, Rusya ve Kafkasya tarihi açısından önemli bir isme ve faaliyetlerine odaklanmaktadır. Şeyh Şamil ismini “işitmeyen yoktur. Şamil anıldıkça Kafkasya hatırlanır. Kafkas düşünüldükçe Şeyh Şamil yaşar. Bu iki kelime her zaman için müteradiftirler.” Şeyh Şamil’in 19. yüzyıl ortalarındaki Rus yayılmacılığına karşı mücadelesi; Kafkasya başta olmak üzere Anadolu ve Rusya’yı da içine alan bir coğrafyayı önemli ölçüde etkilemiştir. Şeyh Şamil’in, Rusların bölgeyi işgalini yaklaşık 30 yıl geciktiren mücadelesinin kırılması; Kafkaslardan Anadolu’ya yoğun bir göç dalgasını beraberinde getirmiştir. Başta Çerkesler olmak üzere çeşitli Kafkas halkları Anadolu’ya gelerek yerleşmiştir. Elinizdeki bu kitap, Şeyh Şamil’in doğumu, gençlik yılları, Müridizm Hareketi, Ruslarla mücadelesi, Çerkeslerin Anadolu’ya sürgünü ve iskânı ile söz konusu süreçlerin edebiyata yansımaları gibi çeşitli konular üzerine kaleme alınmış 11 makaleden oluşmaktadır. Şeyh Şamil ve Kafkasya, 19. yüzyıl ortalarında yaşanan ve günümüz Anadolu’su ile Kafkasya’sını şekillendiren olayları akademik bir bakış açısı ile incelemektedir. Kitaba katkıda bulunanlar Süleyman Nazif’in 1914 yılında yazdığı aşağıdaki satırların günümüzde de geçerli olduğuna samimiyetle inanmaktadır: “Bu perişan satırlarla o ünü ebedi olan o kahramanın ne olaylarını/yaptıklarını tasvir etmek emelimdir, ne simasını resm eylemek haddim. Şeyh Şamil’in hayatı hakkında geniş bilgiye sahip olanlar, bildiklerini yazıp yayınlarlarsa hem İslam tarihine, hem milletlerin tarihine hizmet etmiş olurlar. Şeyh Şamil gibi büyük bir adamın namına böyle nakıs birkaç satır yazmak yetmez. Ciltlerle kitaplar yazılmalı, yüzlerle abideler yapılmalıdır.” Kolektif Kitabevi Yayınları