- Sonraki makale HİKMET SÜLEYMAN
- Önceki makale Çeçen Büyüklerimizden Av. Behzat ERDOĞAN’la Keyifli Sohbetimiz, Kafkas Çeçen Youtube Kanalında.!
-
26 Temmuz 2026
-
9 Haziran 2026
-
ÇEÇEN DİASPORASININ SINAVI YÖNTEM Mİ SONUÇ MU?
19 Ağustos 2026
-
VAKIAYI İNKAR FİKRİ İHYA ETMEZ
2 Ağustos 2026
-
ünsal yaldız says:Hüseyin Bey Yüreğinize sağlık konuyu çok güzel bizimde kalbimizden geçtiği gibi...
KÜTÜPHANE
Çeçenya’da Kayıp
Muhittin Kandur
Bu hikâye Rus medyasında sürüp giden Kafkas karşıtı yoğun propagandaya tepki olarak kaleme alınmıştır. Kafkasyalıların birer terörist, kültürsüz ve eğitimsiz insan olarak gösterilmesi Rusya Federasyonu’nda yavaş yavaş ciddi bir ‘kültür çatışması’na yol açmaktadır. Bu tür düşüncesizce bir eşleştirmenin sonuçları eski Yugoslavya’da yaşanan kültür çatışması kadar yıkıcı sonuçlar doğurabilir. En basitinden büyük bir federasyonun bölünmesine, dağılmasına sebep olabilir. Rusya’nın tüm çocukları bu mantıksız, yıkıcı propagandaya karşı savaşmalıdır. Teröristlerle gangsterlerin milliyeti yoktur. Kuzey Kafkasya, federasyonun en mühim, en stratejik bölgesi; Rusya Federasyonu’nun çok etnisiteli mozaiğinin en büyük servetlerinden biridir. Kafkas karşıtı duyguları kışkırtan çıkar gruplarına meydan bırakılmamalıdır. Muhittin Kandur APRA
Zapt Et ya da Yok Et – Son Başkanın Çeçenistan Hatıraları
Ahmed Zakayev
Kafkasya’da Çeçenlerin yüzyıllara yayılan özgürlük ve direniş mücadelesi “saygınlık” ve “onur” hisleri uyandırıyor. İnsanlığın direniş tarihinde büyük bir anlatı bu. Ne yazık ki bu anlatının son bölümü iyi gitmedi.. Zakayev’in 1990-2000 arası süreci kapsayan kitabı kişisel bilgi ve gözlemlerimizi teyit eden, zenginleştiren ve kavrama gücümüzü artıran çok önemli ayrıntılar içeriyor. Bir tiyatrocunun, bir bakanın, bir savaşçının, sürgünde bir başbakanın, yaralı bir Çeçen’in anıları. Ahmed Zakayev Koyu Siyah
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti 1917-1922
Sefer E. Berzeg
XIX. Asrın son çeyreğinde Kuzey Kafkasya coğrafyasında hüküm süren cılız ve karmaşık siyasal zemin, bir sonraki yüzyılda, dünya tarihindeki kırılma ve yeni oluşumlara paralel şekilde güçlü arayışlara sahne olmuştur. Sömürgeciliğe karşı varlık koruma mücadelesi veren Kuzey Kafkasya, Çarlık Rusyasının Birinci Dünya Savaşı sırasında çöküşü ile birlikte yol ayırımına gelmiş; 1917’de toplanan Terekkale ve Andi Kurultaylarında yeni bir geleceğe yolalışın rotasını çizmiştir. Farklı düşünce sistematiklerine sahip olmakla birlikte, ülkenin henüz filizlenen intelijansiyası, Hazar ve Karadeniz arasında ortak geçmişten geç alan ve müşterek bir geleceğe yürüme iradesini ortaya koyan “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti”nin kuruluşunu gerçekleştirmiştir. Modern çağın “ulus-devlet” formuna bütün yönleriyle karşılık veren “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti” gerçekte yüksek siyasal bilincin yansıması olarak da dikkat çekicidir. Her tarihi olayda olması gerektiği gibi, Kuzey Kafkasya’nın “bağımsızlık” ve “devletleşme” süreci de tartışılırken, bunların kendine özgü politik, ekonomik, tarihsel ve kültürel atmosferde oluştuğu hatırlanmalıdır. Aksi taktirde, dönem koşulları gözardı edilerek geçmişe dönecek her bakışın hatalı neticelere varması kaçınılmaz hale gelecektir. Sefer E. Berzeg BİRLEŞİK KAFKASYA DERNEĞİ
Çeçen Gülü
Arslan Tekin
Arslan Tekin bu kitabında, farklı zamanlarda yaptığı Yemen, Çeçenistan, Kudüs, İran, Bask Bölgesi ve Saraybosna ziyaretlerini anlatıyor. Kimi zaman silahların gölgesinde, kimi zaman bir bayram kutlamasında buluştuğu bu farklı kültürlerin insanları hakkında başka hiçbir yerde bulamayacağınız ilk ağızdan bilgiler veriyor. Çeçen Gülü, bir gezi kitabı olmanın da ötesinde, Arslan Tekin’in gazeteci kimliğinin etkisiyle o dönemde yaşananlarla ilgili çok önemli tespitler de sunuyor. Arslan Tekin
Yemin İki Ateş Arasinda Bir Çeçen Doktor
Hasan BAYEV
′′Çeçenistan′ da savaş devam ediyor. Her gün siviller ölüyor Kurtulanların çoğunun ise muhtemel hiçbir zaman iyileşmeyecek bedensel ve ruhsal rahatsızlıkları oluyor. Benim ülkem tıbbi açıdan bir afet bölgesi ve oraya dönmeden içim rahat etmeyecek; fakat biliyorum ki eve dönemem. Çeçen özgürlük savaşçılarını tedavi ettiğim için Kremlin beni terörist ilan etti. Aşırı Milliyetçiler ise yaralı Rus askerlerini tedavi ettiğim için beni vatan hainliğiyle suçluyor.′′ Hiçbir yabancı gözlemci, günümüzde bir çeçen bir Çeçen olmanın ne demek olduğu hakkında tam bir fikir veremez. Bunu ancak o halkın içinden, savaşı tüm vahşetiyle günbegün yaşamış biri yapabilir. İşte kendi hayatını tehlikeye atma pahasına Hipokrat Yemini′ne bağlılığından asla taviz vermeyen Çeçen cerrah Hasan Bayev, bize Çeçenistan′ın gerçek yüzünü anlatıyor. On yıl içinde toplarında iki acımasız savaş yaşayan, savaşan tarafların saldığı inanılmaz vahşetin arasında sıkışan insanlar ve iki tarafın savaşçıları da dahil, tüm bu insanlara yardım etmek için her an ölümle burun buruna, yokluk içinde çırpınan bir Çeçen cerrahın soluk soluğa okuyacağınız anıları… Hasan BAYEV Literatür Yayıncılık
Hititler ve Işık Savaşçıları
Hami ÖZDİL
Antik Çağda Waynakhlar (Çeçen-İnguşlar) Sümer-Hurri-Hatti-Urartu-Luvi-Lukkalılar Büyük tufandan sonra sular çekilince, Nuh’un gemisi Cudi’ye mi, Ağrı dağına mı, yoksa dağların babası Kaf dağına mı demirledi bilinmez ama, Nuh’un çocukları dört bir yana dağılıp, suların işgal ettiği bereketli Hilale, Anadolu ve Mezopotamya topraklarına yerleşip çoğaldılar. Bu ise farklı coğrafyalarda farklı lehçelerle Waynakh (Çeçen-İnguş) dilini konuşan toplumları oluşturdu. Bunların kurdukları devletler, şehir devletleri, beylikler ortaya çıktı. Hz. Nuh’un ise bin yıla yakın yaşadığı Kuran’da zikredilir. Aslında Nuh ya da Noah, peygamberin gerçek adı olmayıp, kavme izafeten söylendiği kabul edilir. Bir tez olarak Nakh kavminin peygamberi olabileceğini söyleyebiliriz. Kur’an’ın Nuh kavmi ile ilgili ayetlerine baktığımızda, tufan ile kesintiye uğrayan bir Nakh kavminin varlığı söz konusudur. On binlerle ifade edebileceğimiz bir Nakh kavmi geçmişinden söz edebiliriz. Bu ise, köklü bir tarihin, başta Kafkasya, Anadolu, Mezopotamya, Levant olmak üzere geniş bir coğrafyada aranmasını gerektirir. Hami ÖZDİL KİTAPARASI YAYINLARI
Çeçenistan:Yok Sayılan Ülke
Osman Akınhay
Yirminci yüzyıla “barbar” diyen çok oldu ve bu doğru bir saptamaydı, fakat yeni girdiğimiz yirmi birinci yüzyılın “barbarlık”ta geçen yüzyılı kesinlikle gölgede bırakacağı daha şimdiden belli oldu. Ve dünyayı savaşın eşiğinde yönetmeyi başlıca politik yol belleyenlerin bu noktada seçtikleri birkaç model ülke varsa, bunların biri Irak, diğeri Afganistan, bir diğeri de Çeçenistan’dı. Çeçen direnişi İslami fundametalizmin bir kalesi midir, bir zamanlar sosyalist SSCB’nin parçası olan Çeçenistan’daki savaş bir ulusal kurtuluş hareketini mi temsil etmektedir, yoksa Çeçenlerin bütün dertleri sadece Şeyh Şamil’den beri adet edindikleri üzere Rusya’ya kafa tutmak mıdır? Çeçenlerin ilk cumhurbaşkanı Cohar Dudayev, ikinci cumhurbaşkanı Aslan Mashadov, eylemleriyle dikkatleri üstüne toplayan, Che hayranı gerilla komutanı Şamil Basayev ve onun yanındaki Ürdün’den ithal komutan Ebu Hattab, Yeltsin’in parlamentosunda başkan olan Ruslan Hasbulatov… Kimisi eski Kızıl Ordu generali, kimisi SSCB hükümetinde bakan olan, bunlarla birlikte binlerce evladıyla kardeşini kirli bir savaşa kurban veren yüz binlerce sıradan insan, sekiz yılı aşkın bir süredir ülkelerini harabeye çeviren bu savaşta neyin peşindedirler? Özcan Özen ile Osman Akınhay’ın hazırladıkları Çeçenistan: Yok Sayılan Ülke adlı bu kapsamlı derlemede, bütün bu aktörleri, sağ ve sol ideolojilerin onlara atfettikleri kutsal etiketlerle değil, yalın gerçeklikleri ve kendi trajedisi içinde izleyecek, Çeçenistan’ın bütün dünya tarafından yok sayılmasının nasıl bir kapitalist paylaşım senaryosuna karşılık geldiğini göreceksiniz. Osman Akınhay Everest Yayınları
Şeyh Şamil ve Çeçenistan
M. Halistin Kukul
Bu kitapta Kafkasya’da XIX. yüzyılda ortaya çıkan müridizm hareketi, Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı arasında Kafkasya’da yaşanan mücadele, Şeyh Şamil’in ortaya çıkışı ve mücadelesi anlatılmaktadır. M. Halistin Kukul Kültür Bakanlığı Yayınları
Biz Artık Buralıyız
Atiye Filiz Susar
Dilin bir kültürün temel öğelerinden biri hatta en önemlisi olduğu kuşku götürmez. Kültürü oluşturan maddi ve manevi pek çok öğenin kuşaklararası aktarımını ve dolayısıyla devamlılığını sağlayan temel unsur dildir. Bu anlamda etnik bir grup olarak Çeçenlerin özellikle genç kuşağında yaşanan dil kaybının – öğrenilmemesinin, öğretilmemesinin- kültürün kaybına da neden olacağı bir gerçektir. Çeçenler üzerine gerçekleştirilmiş olan saha araştırmasında bir taraftan dil kaybının yarattığı etkiler genç ve yaşlı kuşaklarla yapılan sözlü tarih ve mülakatlarla belirlenmeye çalışılırken, diğer taraftan demografik yapı, göç, evlilik, düğün adetleri, değişen gelenek ve görenekler gibi pek çok konuda bulgular elde edilmiştir. Bu bulguların ışığında (kitabın ekinde yer alan ve QR kod okutularak izlenebilecek) “İnsan Konuştuğudur” adlı etnolojik bir belgesel film de yapılmıştır.
Tarih Boyunca Kafkasya
Aydın Osman Erkan
“Tarih Boyunca Kafkasya”, Kafkasyalıların, “Kaf Dağı”ı imgesinde simgelenen kültün, binlerce yıllık serüvenin öyküsüdür. Düşlerin, masalların, efsanelerin, hayatın gerçekleriyle iç içe geçtiği, harmanlandığı gizemli bir diyardır Kafkasya. Tarih boyunca bu özelliğini korudu. Seyyahlar, bilim adamları, edebiyatçılar bu coğrafyayı anlatan yüzlerce kitap yazdı. Elinizdeki kitap, Kafkasya’yı tanımak, bu coğrafyayla yazılmış tüm eserleri bilmek ve içeriklerini öğrenmek şansını veriyor.Tarihi Kafkasya’dan başlatan iddialardan “Kar Adam” mitine, 19. yüzyılda yaşanan savaşlardan, onu izleyen ve hala unutulmayan büyük sürgüne; kurumuş deniz Selentuş’un ve batık kıta Atkantis’in izlerini Kafkasya’da arayan çabalardan, Çeçenlerle Rusların son savaşlarına kadar, Kafkasya’yla ilgili yazılmış belli başlı tüm eserler bu kitabın konusunu oluşturuyor. Erkan’ın çalışması,”karanlıkta el yordamıyla yürüyen genç arkadaşlar”ına bir armağandır. Artık “Kaf Dağı’nın Gerçeği”ni anlamak isteyenler, binlerce yıl boyunca bu konuda neler düşünüldüğünü öğrenebilecek, yabancı dillerde yayınlanmış, ama Türkçe’ye çevrilmemiş kitaplarda ifade edilen Kafkasya gerçeği hakkında temel bir bilgiye sahip olacak. Abhaz – Abazalar, Azeriler, Çeçen – İnguşlar, Çerkesler – Dağıstanlılar, Ermeniler, Gürcüler, İranlılar, Karaçay – Balkarlar, Kazaklar, Kürtler, Megreller – Lazlar, Osetler, Rumlar, Ruslar, Svanlar, Tatarlar, Türkler, Ubıhlar, Yahudiler… Homeros ve Herodot’tan, Lermontov ve Tolstoy’a, Evliya Çelebi’den günümüze uzanan bir geçeği arama öyküsü… Aydın Osman Erkan Chiviyazıları Yayınevi
Sadece Çocuklar Masum
Öner Özkan
Rusya ne anlaşılması, ne de anlatılması kolay bir ülke. Sürprizlerle dolu, çok büyük bir ülke. Rusya halkı, SSCB’ nin dağılmasından sonra öyle şeyler yaşadı ki, bir dönem geldi ve “düzenin sağlanması, demokrasiden daha önemli” demeye başladı. SSCB’ den kalan ve geçmişte devlete ait olan servetin, tesislerin, doğal kaynakların yeni sahiplerinin belirlenmesi gerekiyordu. Bu süreç, halk için çok üzücü oldu. Bu kitapta, Rusya’ nın, dünyanın en kanlı terör eylemlerinin yapıldığı bir ülke haline nasıl geldiğini göreceksiniz. 1999 yılında birdenbire ortaya çıkan Putin’ in nasıl yükseldiğini, geçmişine ait olan sırlarını ve tüm bunların ülkedeki iktidar mücadeleleri içerisinde nasıl bir yer kapsadığını bulacaksınız. Romanlarda, filmlerde, fantastik öykülerde karşılaştığınız olaylara, Rusya’ da gerçek hayatın tam içerisinde rastlayabilirsiniz. Ve birçoğuna, dünyanın bir başka köşesinde rastlamak mümkün değildir. Kitapta anlatılan ve gerçeğin ta kendisi olan gerçeküstü olaylar sizi çok şaşırtacak. Öner Özkan ÜMİT YAYINCILIK