Rus Yayılmacılığı Karşısında Kafkasya Müridizm Hareketi

Ahmet AKMAZ
Bizim Gençlik Yayınları

Ahmet AKMAZ
Bizim Gençlik Yayınları
20 Ocak 2024
26 Ağustos 2026
26 Temmuz 2026
ÇEÇEN DİASPORASININ SINAVI YÖNTEM Mİ SONUÇ MU?
19 Ağustos 2026
9 Haziran 2026
1 Eylül 2026
Dr. Fikret Efe
Bu kitap, Dağıstan ve Çeçenistan başta olmak üzere bütün Kafkas halklarının milli bağımsızlık mücadelesinin unutulmaz lideri Şeyh Şamil’in, komutanlığı döneminde yazdığı 100 mektubu içermektedir. Bir efsanenin arka planını gösteren bu mektuplar, Şeyh Şamil’in yalnız askerî dehasının değil, dinî, kültürel, sosyal ve siyasi kişiliğinin önemli belgeleri niteliğindedir. Bugüne kadar Şeyh Şamil ve mücadelesiyle ilgili olarak ortaya konan eserler, belli bir noktadan sonra objektifliğini kaybediyor ve yazarının niyeti doğrultusunda şekilleniyordu. Bu kitapta ise okuyucu, Şeyh Şamil’in ağzından Kuzey Kafkasya bağımsızlık mücadelesini bizzat dinliyor. Dr. Fikret Efe ŞULE YAYINLARI
Aukai Collins
Amerikalı bir mücahidin Üsame Bin Ladin’in eğitim kamplarından FBI ve CIA’li Kontra – Terörizme inanılmaz yolculuğunın gerçek öyküsü… Bu eser, hem hükümetler yıldırma siyaseti yaparken masumların terörist diye adlandırdıkları global çatışmaların, hem de kötü biçimde politize edilmiş bürokrasiler içinde kapana kısılmış iyi insanlarla dolu CIA ve FBI’in dikkat çeken yetersizliklerine dokunaklı ve detaylı bir kuş bakışıdır. Bu mücahidi tanıyor ve O’nu takdir ediyorum. O sadık bir Amerikalı, inançlı bir Müslüman ve gerçeklerin sözcüsü. – Robert David Steele – Casusların ve Açık Bir Dünyada Gizliliğin yazarı Sizi cihat yapanların iç dünyasına götüren önemli bir kitap. 9 / 11’in (11 Eylül Olaylarının) Amerikan Haber Alma Topluluğunu niye şaşkına çevirdiği üzerine rahatsız edici bir suçlama. İslamî cihadın az bilinen dünyasını anlamak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Aukai Collins ARK KİTAPLARI
Hulusi Üstün
Bu kitap, 1999 Eylül’ünde tekrar ateşe verilen Çeçenistan’daki savaşın Türkiye’ye yansıyan acılarını anlatıyor. Yazar Hulusi Üstün bu dördüncü eserinde Kafkas-Çeçen Dayanışma Komitesi’nde bizzat şahit olduğu olayları bir dil ustası inceliğiyle ele alıp hikaye tadında okuyucuya sunuyor. Bu kitap dünyanın gözü önünde yok edilen küçük ama onurlu bir halkın direnişine ilişkin bir belge niteliği de taşıyor. Hulusi Üstün Bayrak Matbaacılık
Yılmaz Nevruz
Kafkasların Rus emperyalizmine karşı sürdürdükleri azatlık mücadelelerinin en önemli ve en trajik olaylarla dolu safhasını teşkil eden bölümü 1829-1859 yıllarını içine alan (İmamlar Dönemi)’dir. Buna 1824 yılı ile 1829 yılı arasındaki beş yıllık hazırlık dönemiyle 1859 ve 1864 yılları arasında Batı Kafkasya’da sürdürülen son beş yıllık azatlık mücadelelerini de eklemek gerekir. Böylece anılan safhanın 40 yıl aralıksız devam etiği ortaya çıkar. Üç ciltlik eserin bu üçüncü cildi tamamen anılan döneme tahsis edilmiştir. Kafkas-Rus Harbinin “İmamlar Dönemi” Kafkas tarihinden öte, Osmanlı Devleti ile Batı Avrupa’nın büyük devletlerini de yakından ilgilendiren tarihi bir süreçtir. Bu bakından çok iyi araştırılması ve gerçeklerin açık bir şekilde ortaya konulması gerekir. Türkiye’de anılan mevzuda, özellikle de İmam Şamil hakkında yazılan kitaplar tabir caizse muhayyel hikâyelerden ibarettir ve Şamil’in gerçek kişiliğini ve hizmetlerini anlatmaktan çok uzaktır. Son zamanlarda yabancı dillerden tercüme edilen eserlerden bazıları araştırmaya dayalı ciddi eserler olup araştırmacılara kaynak teşkil edecek düzeydedir. Ancak problem tüm Kafkasya açısından ele alınmadığı için esas amaca ulaşıldığını söyleyemeyiz. Yılmaz Nevruz Kafkas Vakfı Yayınları
Atila DOĞAN
Ne bir yazar ne bir şair olma iddiası taşıyorum. Sadece yüreğimde biriktirdiklerimi samimiyetle paylaştım. Bir vicdana ve kalbe sahip, özgürlüğe, adalete, merhamete, aşka inanan her insanın içinde olan, içinden kopup gelen feryadı duyurmak istedim. Atalarımın zorla koparıldığı ve hep sırtını yaslama özlemi çektiği dağlarımızdaki aşkı ve isyanı anlattım. O isyanı kutsal bir sancak gibi nesilden nesile taşıyan haksızlığa uğramanın, terk edilmenin, yalnız bırakılmanın öfkesiyle dolup taşan yiğit insanların bilenmişliğini, hıncını, ateşini aksettirdim. Atila DOĞAN Babıali Kültür – BKY
Hami ÖZDİL
Antik Çağda Waynakhlar (Çeçen-İnguşlar) Sümer-Hurri-Hatti-Urartu-Luvi-Lukkalılar Büyük tufandan sonra sular çekilince, Nuh’un gemisi Cudi’ye mi, Ağrı dağına mı, yoksa dağların babası Kaf dağına mı demirledi bilinmez ama, Nuh’un çocukları dört bir yana dağılıp, suların işgal ettiği bereketli Hilale, Anadolu ve Mezopotamya topraklarına yerleşip çoğaldılar. Bu ise farklı coğrafyalarda farklı lehçelerle Waynakh (Çeçen-İnguş) dilini konuşan toplumları oluşturdu. Bunların kurdukları devletler, şehir devletleri, beylikler ortaya çıktı. Hz. Nuh’un ise bin yıla yakın yaşadığı Kuran’da zikredilir. Aslında Nuh ya da Noah, peygamberin gerçek adı olmayıp, kavme izafeten söylendiği kabul edilir. Bir tez olarak Nakh kavminin peygamberi olabileceğini söyleyebiliriz. Kur’an’ın Nuh kavmi ile ilgili ayetlerine baktığımızda, tufan ile kesintiye uğrayan bir Nakh kavminin varlığı söz konusudur. On binlerle ifade edebileceğimiz bir Nakh kavmi geçmişinden söz edebiliriz. Bu ise, köklü bir tarihin, başta Kafkasya, Anadolu, Mezopotamya, Levant olmak üzere geniş bir coğrafyada aranmasını gerektirir. Hami ÖZDİL KİTAPARASI YAYINLARI
Argun Terek Şamil Mansur
11 Aralık 1994 günü Rus emperyalizminin orduları üç yıldır bağımsız yaşayan ve bunu önemli ölçüde dünya kamuoyuna kabul ettiren Çeçen Cumhuriyetinin topraklarına saldırdılar ve büyük oranda sivil halkı da hedef alarak katliama giriştiler. Bir buçuk milyonluk Çeçen halkının direnişi tam altı ay sürdü ama bu arada kırk bin Çeçen kızılordu kalıntısı güçlerce öldürüldüler. Son altı ayda Çeçen Sorunu dünyanın gündeminde yeraldı. Yüzelli milyonluk Rus halkının 1.5 milyonluk Çeçen halkını ezmesi, her türlü insan halklarını çiğneyerek kırk bin kişiyi öldürmesi, çağımızın en büyük katliam örneklerinden birisi olarak insanlık tarihine geçmiştir. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ortaya Estonya, Letonya, Litvanya, Slovenya, Slovakya ve Hırvatistan gibi Çeçenya kadar ya da daha küçük bağımsız devletler çıktı. Okyanusta yirmi bin kişilik adaları Birleşmiş Milletler bağımsız devlet olarak tanırken, Sovyetler Birliğinden çok önce kurulmuş ve Kuveyt’ten daha büyük, daha kalabalık ve de en az onun kadar petrol zenginliği olan Çeçenistan’ın bağımsızlığında rus emperyalizmine karşı çıkarken, katliamı seyreden batı dünyası da sessiz kalarak suça ortak olmuştur. Çeçenler acaba hıristiyan olsaydı Rus emperyalizmi bu küçük ülkeye girer miydi? Litvanya ile Slovenya hıristiyan olduğu için bağımsız olurken, Çeçenler müslüman oldukları için cezalandırılıyorlar. Bu katliamı yapanlarda, seyredenler de yirminci yüzyıl biterken uygarlıktan sözedemezler, çünkü çifte standart anlayışı uygarlık dışı bir tutumdur. Yeni dünya düzenine geçerken her yerde müslüman kanı akmaktadır. Bosna’da, Karabağ’da, Azerbaycan’da, Kuzey Irak’ta ve Kafkasya’da akan kan müslüman kanıdır. Dünya böyle bir haksızlığa daha fazla tahammül edemez. Eğer bu çifte standart ve haksızlık, daha fazla devam ederse, yeni bir üçüncü dünya hareketi gündeme gelecek ve tüm mazlum uluslar, emperyalist ülkelere karşı birlikte savaşacaklardır. İşte, Çeçen Sorunu; bu haksız ve insanlıkdışı gidişin sonucu olarak dünya gündemine gelmiştir. Kitapta yeralan yazılar Çeçen sorunun çeşitli yanlarını ele almakta ve çözüm denemeleri geliştirmektedirler. Kitap, üç bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde Rusya’nın çıkmaz irdelenmekte, ikinci bölümde, Çeçenler’in çıkışının anlamı ve boyutları üzerinde durulmaktadır. Son bölümde ise, uluslararası kuruluşların kararları birarada sunularak, sorunun dış politikayı ve dünya hukukunu ilgilendiren boyutları gündeme getirilmektedir. Şamil Mansur, Argun Terek Sam Yayınları
Muhammed Tahir el-Karaki
Elinizdeki bu eserin müellifi Muhammed Tâhir el-Karahî İmam Şâmil’in yakın arkadaşı ve onun muradı üzerine gazavatı kaleme alan kişi olarak bilinir. Bazı araştırma eserlerinde ise Karahî’nin eseri, Şâmil’in resmî kroniği olarak kabul edilir. Arapça olarak kaleme alınan bu eseri, Şâmil’in Mekke’de ikâmet eden oğlu, şair Mehmed Âkif’e vermiş; o da tetkik etmesi için İstanbul’da Tâhirü’l-Mevlevî’ye teslim etmiştir. Onun marifetiyle Türkçe’ye tercüme edilen eser, hicrî 1333 (miladî 1915) tarihinde Osmanlıca olarak basılmıştır. Daha sonra gerek Rusya’da, gerekse Kafkaslar üzerine çalışma yapan batılı araştırmacılar nezdinde itibar gören bu eserin, sadeleştirme olarak Türkiye’de de birkaç baskısı yapılmıştır. Kafkaslar’daki Rus kolonizasyonuna karşı Şeyh Mansûr’un 1785’te başlattığı ve genel olarak müridizm (gazavat) olarak adlandırılan direniş hareketinin, sonraki tarihlerdeki üç imamı Gâzi Muhammed, Hamza ve Şâmil dönemlerinin hadiselerini, müslümanların bakış açısından tafsilatlı olarak anlatan bu eser, alanında yegâne kaynaktır. Muhammed Tahir el-Karaki Büyüyenay Yayınları
Osman Pamukoğlu
Şamil, beyaz örtülü Kafkas Dağları’nda yaşadığı dönemde, dünyadaki beş büyük imparatorluktan birine sahip olan Ruslara karşı müthiş bir bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi veren halk kahramanı ve lideridir… Rus Savaş Bakanı Çernişev, Şamil’in az bir kuvvetle Dağıstan’daki Rus birliklerinin çoğunu imha ettiğini imparatora anlattığında; Çar I. Nikola’nın dudaklarından istemeden şu sözler döküldü: “Hiçbir zaman mücadele etmememiz gereken bir adama karşı savaşa girdik!..” Osman Pamukoğlu İnkılap Kitabevi
Abuzar AYDAMİROV
Aydamirov bu romanında yüz yirmi yıl evvelki Çeçen halkının sosyal siyasal inançsal ekonomik ve ruh halinin ayrıntılı incelemesini bir dantel gibi işleyerek göz önüne sermektedir. Ayrıca yazar Çeçen dilini büyük bir ustalıkla ve doyumsuz bir anlatımla kullanmıştır. Kafkasya’daki yüze yakın mahalli dillerden biri olan ve ayrıca geri bıraktırılmış bu dilde bir edebiyat şaheseri yaratmıştır. *** Rus imparatorluğunun vücudunda hiç kapanmayan acısı hiç dinmeyen sürekli kan sızdıran kangren olmuş bir yara gibi idi Çeçenistan. Çeçenlere özgürlüğünü verip kangrenli bu organı kesip atmadıkça bu yaranın kapanması ihtimali de yok gibiydi. Rusya bunu yapamıyordu. Birincisi petrol ihtiyacının yarısı buradan çıkıyordu ikincisi ise Çeçenlere özgürlük verilirse Rus boyunduruğundaki irili ufaklı diğer halklar da ayrılmak isteyeceklerdi. *** Rusya’da önce devrim sonra iç savaş esnasında Çeçenler birkaç gruba ayrıldı. Bazıları Viedan’a yerleşen Dağıstanlıların imamı Uzum Hacı Nacmuddin Türklerin buraya gönderdiği Şamil’in torunu Saad Bek’in peşinde toplandı. Bazıları Bolşevik Ordjonikidze’nin Kirov’un Eldarhğanov Taştemir’in Şeripov Aslanbek’in yanında yer aldı. Bir başka grup Çermoev Tapa’nın başında bulunduğu Dağlı yönetimi tarafını tuttu. Dördüncü grup ise Menşevik Denikin Aliev Çulikov’dan yana oldular. Beşinciler ise bunların hiç birine dahil olmadan kendi gruplarını kurup soygunlar yapmaya başladılar. Onlar için beyazlar kızıllar pembeler fark etmiyordu. Abuzar Aydamirov Yalın Yayıncılık
Erol YILDIR
Kitap Türkiye’deki Kafkas kökenli yerleşim yerlerinde 1987 yılında başlayan ve kişisel bir çabayla, çok zor şartlar altında gerçekleşen alan araştırmaları sonucunda derlenmiş “Çeçen Keçe Yaygı Örnekleri”ni konu almaktadır. Kafkasya kökenli bu keçelerin aynı zamanda katalog halinde sunulduğu eser, konu hakkındaki tek bilimsel kaynak olma özelliğini de taşımaktadır. Üniversitelerin Geleneksel El Sanatları, Sanat Tarihi ve Tekstil Bölümleri için kaynak bir eser olan kitaptaki keçe yaygı örnekleri, büyük Kafkas sürgününden sonra Türkiye’de üretilmiş Kafkas El Sanatı çeşitleri arasında da önemli bir yere sahiptir. Aynı zamanda burada söz konusu edilen eserler, yok olan bir kültürün yaşayan fertlerine ait son maddi kalıntılar olduğunu hatırladığımızda bu önem bir kat daha artmaktadır. Erol YILDIR Çapraz Kültür