23 Şubat 1944 Sürgünü ve Şehitleri Anma Programı Düzenlenecektir.


15 Ocak 2021
28 Aralık 2020
26 Temmuz 2026
ÇEÇEN DİASPORASININ SINAVI YÖNTEM Mİ SONUÇ MU?
19 Ağustos 2026
9 Haziran 2026
Olağan Genel Kurulumuzu Gerçekleştirdik
23 Kasım 2025
12 Ağustos 2026
Sefer E. Berzeg
XIX. Asrın son çeyreğinde Kuzey Kafkasya coğrafyasında hüküm süren cılız ve karmaşık siyasal zemin, bir sonraki yüzyılda, dünya tarihindeki kırılma ve yeni oluşumlara paralel şekilde güçlü arayışlara sahne olmuştur. Sömürgeciliğe karşı varlık koruma mücadelesi veren Kuzey Kafkasya, Çarlık Rusyasının Birinci Dünya Savaşı sırasında çöküşü ile birlikte yol ayırımına gelmiş; 1917’de toplanan Terekkale ve Andi Kurultaylarında yeni bir geleceğe yolalışın rotasını çizmiştir. Farklı düşünce sistematiklerine sahip olmakla birlikte, ülkenin henüz filizlenen intelijansiyası, Hazar ve Karadeniz arasında ortak geçmişten geç alan ve müşterek bir geleceğe yürüme iradesini ortaya koyan “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti”nin kuruluşunu gerçekleştirmiştir. Modern çağın “ulus-devlet” formuna bütün yönleriyle karşılık veren “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti” gerçekte yüksek siyasal bilincin yansıması olarak da dikkat çekicidir. Her tarihi olayda olması gerektiği gibi, Kuzey Kafkasya’nın “bağımsızlık” ve “devletleşme” süreci de tartışılırken, bunların kendine özgü politik, ekonomik, tarihsel ve kültürel atmosferde oluştuğu hatırlanmalıdır. Aksi taktirde, dönem koşulları gözardı edilerek geçmişe dönecek her bakışın hatalı neticelere varması kaçınılmaz hale gelecektir. Sefer E. Berzeg BİRLEŞİK KAFKASYA DERNEĞİ
Ali BOLAT
Bu çalışma Çeçenistan ve Kafkasya’dan Osmanlı topraklarına göç eden Çeçenlerin göç hareketlerine dair Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan arşiv uzmanlarının tasnif ederek listelediği belgelerin çevirisidir. Burada çoğunlukla Çeçenlere ait belgeler yer almakla beraber Çeçenlerle birlikte kader birliği olan diğer Kafkas halklarının göç ve iskânlarını da içermektedir. Çeçenlerin en büyük sayıdaki göçü 1865 yaz aylarında 5 bin hane (23 bin nüfus) olarak gerçekleşmiştir. Ancak arşiv belgelerinden de anlaşılacağı üzere bu tarihten önce ve sonra da göçler olmuştur. 1865’te gerçekleşen toplu göçte Çeçenler, Osmanlı topraklarının pek çok değişik yerlerine iskân olunmuş ve daha sonra pek çok yer değiştirmeler görülmüştür. Kafkasyalıların göçü esnasında çok büyük kayıplar olmuş ve çok meşakkatler çekilmiştir. Osmanlı topraklarına geldikten sonra da çeşitli zorluklar ve yerleştikleri yerlerde tutunabilme mücadelesi vermişlerdir. Bu esnada yerli halkla da pek çok sorun yaşanmıştır. Bununla birlikte Osmanlı Devleti’nin ve halklarının, gelen göçmenlere ellerinden geldiğince yardım ve destekleri de bu belgeler ışığında açıkça görülmektedir. Ancak pek çok yerde bu yardımlar yeterli olamadığı için aç kalan göçmenlerin yaşamını sürdürme güdüsüyle, etrafa saldırıları ve talanları da bir gerçektir. Osmanlının son dönemlerinde yaşanan bu hengâmeden diğer bütün halklar gibi Kafkasyalılar da paylarına düşeni almışlardır. 1865 göçünde gelenlerin önemli bir kısmı doğu bölgelerinde kalarak yerleştikleri yerlerde asimile olmuş ve bölge halkı arasında kaybolmuştur. Günümüze kadar etnisitesini, anadilini, gelenek ve göreneklerini koruyabilenler ancak bir köy halinde yerleşerek birlikte yaşayanlardır. Buna Kahramanmaraş, Sivas, Ürdün ve Suriye’ye yerleşenler örnek gösterilebilir. Ali BOLAT IQ Kültür Sanat Yayıncılık
Yavus AHMADOV
Elinizdeki kitap, Kafkasya halklarından “Çenen-inguşya Halkıyla Rusya Arasındaki İlişkiler” i içermektedir. Prof. Dr. Yavus Ahmadov’un bu eserini Araştırmacı Yazar tarık Cemal kutlu, Rusça-Çeçence aslından Türkçeye çevirmiştir. “Çeçenya Sorunu” Çarlık Rusyasından başlayarak, Ekim Devrimi, SSCB deneyimi, ‘Ulusların Kendi Kaderini Tayin ve Ayrılma Hakkı’ vb. sorunların, “sosyalist” uygulamalardan BDT’ye dönüşüm sürecindeki gelişmelerin uzantısında yeniden tartışma gündemine getirilmiştir. Yazar XIX. Yy. dan başlayarak tarihsellik ve kopuş sürecindeki gelişme ve tartışmalara ışık tutacak bir çalışma üretmiştir. Konu incelenirken gözetilecek incelik: Emperyalizmin niyet ve gündemini kavrayarak, emekçi halklara yardımcı olmaktır. Sorumluluklarımızın tartıldığı yer burasıdır. Yavus AHMADOV SORUN YAYINLARI
Maritz Wagner
Ünlü seyyah Dr.Maritz Wagner Kırımdan yola çıkarak Kafkasyayı ve Kafkas halklarının hepsini Gürçistandan Türkiyeye geçip oralarda topladıgı notlarının tümünü bir kitapta oluşturup kaleme almıştır. Bu kitap rusların kafkas halklarına ve onlara yardımcı olmak isteyen Türklere karşı oynanmak isteyen oyunlara canlı bir vesikadır. Maritz Wagner Kayıhan Yayınları
Seyit Tuğul
Kafkasya Halklarının tarihsel serüveni. Gayri resmi olarak 100’e yakın farklı etnik grubun yaşadığı Rusya Federasyonu, resmen 21 Otonom Cumhuriyeften oluşmakta. Bu halkların 7 tanesi Kuzey-Kafkasya, 6 tanesi Volga-Ural, 4 tanesi Güney-Sibirya, 1 tanesi Kuzey-Kafkasya üstü, 1 tanesi Kuzey-Sibirya, 1 tanesi Ural üstü ve 1 tanesi de Kuzey-Batı Rusya, Finlandiya sınırında bulunmakta. Kuzey-Kafkasya halklarından Dağıstan’ın Avar, Dargin, Lak, Kumukları; Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Karaçaylar, Balkarlar, Çerkesler, Adigeler, Kabartaylar; Volga-Ural bölgesinde Tatarlar, Başkurtlar, Çeremisler, Udmurtlar, Mordovlar, Çuvaslar; Sibirya’da Yakut/Sakhalar, Altay-Kişiler, Tuvalar, Buryatlar… Seyit Tuğul Nas Ajans Yayınları
Aukai Collins
Amerikalı bir mücahidin Üsame Bin Ladin’in eğitim kamplarından FBI ve CIA’li Kontra – Terörizme inanılmaz yolculuğunın gerçek öyküsü… Bu eser, hem hükümetler yıldırma siyaseti yaparken masumların terörist diye adlandırdıkları global çatışmaların, hem de kötü biçimde politize edilmiş bürokrasiler içinde kapana kısılmış iyi insanlarla dolu CIA ve FBI’in dikkat çeken yetersizliklerine dokunaklı ve detaylı bir kuş bakışıdır. Bu mücahidi tanıyor ve O’nu takdir ediyorum. O sadık bir Amerikalı, inançlı bir Müslüman ve gerçeklerin sözcüsü. – Robert David Steele – Casusların ve Açık Bir Dünyada Gizliliğin yazarı Sizi cihat yapanların iç dünyasına götüren önemli bir kitap. 9 / 11’in (11 Eylül Olaylarının) Amerikan Haber Alma Topluluğunu niye şaşkına çevirdiği üzerine rahatsız edici bir suçlama. İslamî cihadın az bilinen dünyasını anlamak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Aukai Collins ARK KİTAPLARI
Kolektif
Elinizdeki bu kitap; Anadolu, Rusya ve Kafkasya tarihi açısından önemli bir isme ve faaliyetlerine odaklanmaktadır. Şeyh Şamil ismini “işitmeyen yoktur. Şamil anıldıkça Kafkasya hatırlanır. Kafkas düşünüldükçe Şeyh Şamil yaşar. Bu iki kelime her zaman için müteradiftirler.” Şeyh Şamil’in 19. yüzyıl ortalarındaki Rus yayılmacılığına karşı mücadelesi; Kafkasya başta olmak üzere Anadolu ve Rusya’yı da içine alan bir coğrafyayı önemli ölçüde etkilemiştir. Şeyh Şamil’in, Rusların bölgeyi işgalini yaklaşık 30 yıl geciktiren mücadelesinin kırılması; Kafkaslardan Anadolu’ya yoğun bir göç dalgasını beraberinde getirmiştir. Başta Çerkesler olmak üzere çeşitli Kafkas halkları Anadolu’ya gelerek yerleşmiştir. Elinizdeki bu kitap, Şeyh Şamil’in doğumu, gençlik yılları, Müridizm Hareketi, Ruslarla mücadelesi, Çerkeslerin Anadolu’ya sürgünü ve iskânı ile söz konusu süreçlerin edebiyata yansımaları gibi çeşitli konular üzerine kaleme alınmış 11 makaleden oluşmaktadır. Şeyh Şamil ve Kafkasya, 19. yüzyıl ortalarında yaşanan ve günümüz Anadolu’su ile Kafkasya’sını şekillendiren olayları akademik bir bakış açısı ile incelemektedir. Kitaba katkıda bulunanlar Süleyman Nazif’in 1914 yılında yazdığı aşağıdaki satırların günümüzde de geçerli olduğuna samimiyetle inanmaktadır: “Bu perişan satırlarla o ünü ebedi olan o kahramanın ne olaylarını/yaptıklarını tasvir etmek emelimdir, ne simasını resm eylemek haddim. Şeyh Şamil’in hayatı hakkında geniş bilgiye sahip olanlar, bildiklerini yazıp yayınlarlarsa hem İslam tarihine, hem milletlerin tarihine hizmet etmiş olurlar. Şeyh Şamil gibi büyük bir adamın namına böyle nakıs birkaç satır yazmak yetmez. Ciltlerle kitaplar yazılmalı, yüzlerle abideler yapılmalıdır.” Kolektif Kitabevi Yayınları
Tarık Mümtaz Göztepe
Bütün dünyanın gözü bu cennetin üzerine titrediği halde, ne haçlı akınları ve nede meşhur cihangirlerin istilaları, bu beyaz kartallar yuvasına asla sahip olamamışlardır. Efsanevi kahraman Şeyh Şamil’in ve Kafkas Mücahidlerinin Moskof sürüleriyle yarım asırlık mücadelesi. . . Tarık Mümtaz Göztepe Sebil Yayınevi
Beyza Gülin Güney
Kafkasya denilince, elli kadar yerli halk ve bir o kadar dil konuşan etnik grubun bir arada bulunduğu ve tartışmalı sınırlarıyla sürekli olarak çatışmanın hüküm sürdüğü bir bölgeyi tasvir etmekteyiz. Kafkasya denilen bölge günümüzde kuzey ve güney olarak ayrılmaktadır. Güney ya da Transkafkasya deyince; üç bağımsız devlet olan Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan akla gelmektedir. Kuzey Kafkasya denilince de, Rusya Federasyonu’nun hâkimiyetindeki Kafkasya anlaşılmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde bu bölgeye, bölgesel ve küresel aktörlerin dâhil olmasıyla güç mücadeleleri artmış ve çatışmalar daha da tırmanmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından yeni şekillenen Rus coğrafyasında çeşitli çatışmalar yaşanmıştır. Bunlar arasında uzun yıllar süren ve bölgeye verdiği tahribat açısından en yıkıcı olan çatışma Çeçenistan’da meydana gelmiştir. Diğer özerk cumhuriyetler SSCB sonrası Rusya Federasyonu içerisinde çatışmaya evrilmeyen başarılı bir entegrasyon süreci yaşarken, Çeçenistan’da bu süreç ayrılıkçı hareket sonrası savaşa dönüşmüştür. Rus Ordusu, Rusya Federasyonu içerisindeki Çeçenistan topraklarına 1994 yılından 1999 yılına kadar askeri müdahalelerde bulunmuştur. Bu çalışmada da köklerini tarihten almış Çeçen-Rus çatışması bağlamında, Kuzey Kafkas coğrafyasındaki etnik sorunların ve çatışmaların zamanla bu bölgeyi içinden çıkılamaz bir hale getirmekte olduğu ve tarihin tekerrürü sonucu aynı çatışma sarmalına kısa sürede dönüldüğü görülmektedir. Bölgede sürekli devam eden çatışma ortamı, bölgesel ve küresel aktörlerin çatışmaları tırmandıran politikalarıyla sürece dâhil olmaları kalıcı bir çözüm üretilmesini ve bir barış ortamı doğmasını imkânsız kılmakta ve sürekli bir çatışma ortamına zemin hazırlamaktadır. Beyza Gülin Güney Cinius
Cafer BARLAS
Uzun yıllardan beri Kafkasya’da artan Rus gücünü küp atmak için işgale uğramış bir ülkede Müslümanca yaşanamayacağı prensibinden hareketle organize bir güç halinde ayağa kalkan İmam Mansur’un başlattığı Gazavat 1783’ten 1859’a kadar devam etmiştir. Kafkaslılar bu ölüm kalım savaşında “din vatan özgürlük”ü asla birbirinden ayrı düşünmemişlerdir. Kafkasya bu üç değerin birlikteliği ile ancak onurluca ve insanca yaşanacağına inanmışların yurdudur. İmam Mansur, İmam Gazi Muhammed ve İmam Hamzat’ın imametlerinden sonra Gazavat İmam Şamil Döneminde tam çeyrek asır sürmüş ve İmam Şamil dönemi önceki dönemlerin aksaklıklarını gidererek verdiği mücadelede bir örneklik teşkil etmiştir. Orjinal Avarca yayınları da içeren zengin kaynakçaya dayanan bu eser Kafkasya coğrafyasını mitolojik özelliklerini, tarihlerini, özelliklede İslami direniş ve kıyamı başlatan İmamların sırasıyla hayat hikayeleri ile onların mücadele ve savaşlarından kesitleri okurların dikkatlerine sunuyor. Cafer BARLAS İnsan Yayınları
Çevher Sunçkale
Kafkaslılar Derneği, “Çeçenler” ve “Çeçen Sorunu” başlıklı kitaplardan sonra, bir üçüncü yayın olarak “Çeçen Savaşı”nı hazırlamıştır. Yirmibirinci yüzyıla doğru hızlı adımlarla gidildiği günümüzde, Kafkasya’da yeni bir emperyalizm ve yeni bir vahşet örneği olarak Rus saldırılarının canlandığını görüyoruz. İşte bu haksız gidişe dur diyen bir avuç Çeçen, gösterdikleri olağanüstü direniş ile dünya tarihine bir ÇEÇEN DESTANI yazdırmışlarda-. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Çeçen Destanının belgelenmesi-dir. Bir grup üyemiz tarafından gerçekleştirilen basın taraması ile Çeçen Savaşının günlüğü biçiminde bu kitap hazırlanmıştır. Büyük bir deve karşı kükreyen küçük,bir ulusun kahramanlığı gün, gün bu kitapta kronolojik olarak anlatılmaktadır. Mustafa Kemal’in deyimi ile, güneşin doğudan doğduğu gibi, mazlum ulusların uyanışı da gerçekleşmektedir. Çeçen ulusu göstermiş olduğu kahramanca direniş ile, tüm mazlum uluslara örnek olmakta ve insanlığı sömüren emperyalizm belasına karşı insanca ve hakça bir bağımsızlık ideali için yaşamını riske etmektedir. Bu cesaret örneğinin tüm mazlum uluslara olumlu bir örnek olması gelecek yüzyılın çehresini değiştirecek, ve altı yüzyıldır insanlığın başına bela olan emperyalizmin ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. Çevher Sunçkale Sam Yayınları