MİLİS MİRZA BEY’İ HATIRLAMAK

Bu yazımda okuyucularımızın dikkatini, rahmetli Tarık Cemal Kutlu ağabeyin 1998 yılında kaleme aldığı “Milis Mülazım Mirza Bey” isimli makalesine çekmek; bu vesileyle hem söz konusu çalışmayı tanıtmak hem de Millî Mücadele yıllarında Fransız işgaline karşı savaşan Mirza Bey’i hatırlatmak istiyorum.

Öncelikle, Mirza Bey’i bizlere tanıtan ve hakkında araştırma yaparak kıymetli bilgiler bırakan rahmetli Tarık Cemal Kutlu ağabeyi rahmetle yâd etmek bizler için bir vefa borcudur. 1944-2004 yılları arasında yaşayan Kutlu, ardında bıraktığı çalışmalarla Kafkasya’dan Anadolu’ya uzanan tarihimizin önemli şahsiyet ve hadiselerinin hatırlanmasına vesile olmuştur. (1)

Söz konusu makalede yalnızca Mirza Bey’in hayatı ele alınmamış; aynı zamanda Kuzey Kafkasya’dan Osmanlı Devleti’ne yapılan göçler, Çeçenlerin iskân edildiği bölgeler ve Çeçenlerin Adana’nın Ceyhan ilçesine, Anavarza ve Dikilitaş köylerine gelişleri hakkında da önemli bilgiler verilmiştir. Bu yönüyle makale, Mirza Bey’in şahsiyetinin ötesinde, bölgedeki Çeçen yerleşiminin tarihine dair de kıymetli bir kaynak niteliğindedir.

Ancak makalenin asıl konusu, adını da taşıyan Milis Mülazım Mirza Bey’dir.

Çalışmanın başında araştırmasının sınırlarını samimiyetle ortaya koyan Kutlu şöyle ifade etmektedir:

“Tanıtacağımız kişi Mirza Bey’dir. Bilimsel araştırma kuralları çerçevesinde Mirza Bey için yeterli sonuçlara varamadığımı ifade etmeliyim. Buna ne imkânım, ne de zamanım yeterlidir. Meselâ askerî arşiv dokümanları incelenmemiştir. I. Dünya Savaşı sonrasında Adana ve çevresindeki ayrıntılı bilgilere inilememiştir. Yörenin gazeteleri taranamamıştır.

Ama şu veya bu şekilde bu zatı bir gün araştırma gereği duyacak kimselere mevcut olan bilgileri ham şekliyle verip bir yol açmaya veya edinebildiğim bilgilerin yok olmaması için kayda geçmeye kendimi mecbur hissettim.”

Makalesini ilk okuduğum günden bugüne Mirza Bey hakkında yeni bir yazı kaleme almayı, yeni bilgi ve belgelere ulaşmayı hep arzu ettim. Bugün için elimizde, büyük ölçüde bu araştırmada ortaya konulan bilgiler bulunmaktadır. Bunlara yeni bilgiler ilave edememiş olsak da, yıllar önce yapılmış bu araştırmanın kendisi başlı başına kıymetlidir. Bu sebeple, unutulmaması ve yeniden hatırlanması gerektiğine inanıyorum.

Benim bu konuda yaptığım çalışma ise 2012 yılı Temmuz ayında, Mirza Bey’in yeğeni Fikri (Amca) Baykan ile görüşerek amcası hakkındaki anlatımlarını dinlemek ve kayıt altına almaktan ibarettir.

Fikri Baykan bu görüşmede, rahmetli Tarık Cemal Kutlu’nun kendisini yıllar önce ziyaret ettiğini ve amcası Mirza Bey hakkında kendisinde bulunan bilgi ve belgeleri, aralarında İstiklâl Madalyası’nın da bulunduğu belgeleri, kendisine verdiğini ifade etmiştir.

Şimdi, bu makalede yer alan bilgiler ışığında Mirza Bey’i tanımaya çalışalım.

MİLİS MÜLAZIM MİRZA BEY

Milis Mülazım Mirza Bey, Çeçenlerin Yalxuo boyuna mensuptur. Babası, Çeçenistan’dan hicret ederek Dikilitaş köyüne gelen ve köyün ilk kurucularından olan Satabi’nin iki oğlundan biri olan [Hacıhan] Süleyman, annesi ise Ghayma’dır.

Fransızların Adana bölgesini işgali üzerine vatan savunmasına gönüllü olarak katılan Mirza Bey, kendi kurduğu milis çetesiyle Fransızlara karşı amansız bir mücadele vermiştir. İşgal kuvvetlerinin bölgeden ayrılmasının ardından Kırmızı Şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilmiş ve Milis Mülazım, yani sivil teğmen rütbesi almıştır.

Mirza Bey’in Millî Mücadele yıllarındaki faaliyetleri makalede şöyle anlatılmaktadır:

“Fransızlar Adana’yı 17 Aralık 1918 gününden itibaren işgal etmeye başladılar. 20 Ekim 1921’de barış aktedilerek yöreden ayrılıncaya kadar Mirza Bey Çardak’tan ve Ceyhan civarındaki Kafkasyalılarla Türklerden topladığı milisler ile muhteşem bir gerilla savaşı vermiştir. 600 çeteciyi yakalayan Fransızların güçlü bir birliğini teslim alarak çetecileri kurtarmıştır.

Yanında Nuri Çavuşla Baxtar Xhazha [Bahtar Hacı] oğlu Adil Bey’in bulunduğunu biliyoruz. Mirza Bey’in milis kolları kendi bölgelerinin dışında Tarsus’a kadar uzanarak Kuva-yı Milliyecilere destek vermişlerdir. Fransızlar Dikilitaş’ı yaktıkları sırada Fransız generale kurşun sıkacak kadar gözü pek olan Mirza Bey’in bölgedeki şöhreti hiç de hafife alınamaz.

Hatta bölgedeki arazileri adilane olmak üzere yöre sakinlerine pay ettiği bile söylenir. Nitekim onun bu hizmetinden ötürü aldığı İstiklâl Madalyası yeğeni Fikri Bey’e intikal ettirilmiştir.”

Ne yazık ki Mirza Bey’in doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. Doğum tarihinin 1885 yılı civarında olduğu düşünülmektedir. Ölümü hakkında ise 1933-35 yılları veya 1938-39 yılları gibi farklı ihtimaller bulunmaktadır. Yaklaşık 54 yaşlarında vefat ettiği tahmin edilmektedir.

Tarsuslu Nazmiye Hanım ile evlenen Mirza Bey’in çocuğu olmamıştır. Dikilitaş köyünde vefat etmiş ve yine burada defnedilmiştir.

BİR VEFA BORCU

Kurtuluş Savaşı yıllarında, Fransız işgaline karşı kendi kurduğu milis kuvvetleriyle mücadele eden ve bölgedeki Millî Mücadele’ye önemli katkılar sunan Milis Mülazım Mirza Bey’i bugün yeniden hatırlamak, geçmişimize karşı bir vefa borcudur.

Onun hatırasının bugünlere ulaşmasını sağlayan rahmetli Tarık Cemal Kutlu ağabeyimizi de bu vesileyle rahmetle yâd ediyoruz. Ayrıca Mirza Bey hakkında verdiği bilgiler ve gösterdiği ilgiden dolayı yeğeni Fikri Baykan amcaya teşekkür ediyorum.

Emin ALTUNBAY
Kasım 2013 – Kahramanmaraş

Dipnot:

  1. Tarık Cemal Kutlu biyografisi: Kafkas Çeçen Kültür Derneği – Tarık Cemal Kutlu Biyografi

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir