Ünlü Çerkes Sanatçı Muhittin KANDUR hayatını kaybetti


9 Haziran 2026
26 Temmuz 2026
9 Haziran 2026
ÇEÇEN DİASPORASININ SINAVI YÖNTEM Mİ SONUÇ MU?
19 Ağustos 2026
ÇARDAK’TA ZAMAN BİR HOYRAT RÜZGARDIR
2 Şubat 2026
31 Ağustos 2026
Arslan Tekin
Arslan Tekin bu kitabında, farklı zamanlarda yaptığı Yemen, Çeçenistan, Kudüs, İran, Bask Bölgesi ve Saraybosna ziyaretlerini anlatıyor. Kimi zaman silahların gölgesinde, kimi zaman bir bayram kutlamasında buluştuğu bu farklı kültürlerin insanları hakkında başka hiçbir yerde bulamayacağınız ilk ağızdan bilgiler veriyor. Çeçen Gülü, bir gezi kitabı olmanın da ötesinde, Arslan Tekin’in gazeteci kimliğinin etkisiyle o dönemde yaşananlarla ilgili çok önemli tespitler de sunuyor. Arslan Tekin
Kolektif
Nart efsaneleri Kafkasya halklarının en güzel tarihi yadigarlarından, kültürlerinin en anlamlılarından sayılmaktadır. Bunlara ait rivayetleri, masalları, türküleri, şarkıları vs. Asetinler, Kabardeyler, Çerkesler ve Abazalar bilimsel ölçülerle araştırıp derlemiş, yazmış ve yayımlamışlardır. Öz ve muhteva bakımından bütün Kuzey Kafkasyalılarda benzerlik arz eden bu efsaneler, her halkın özelliğine göre de farklılık gösterir. Bu kitaptaki efsaneler ve masallar, halkın anlattığı biçimde yazılmış ve yayımlanmıştır. Kolektif Anka yayınları
Yusuf Tunçbilek
Karaçay-Balkarlılar, vatanları Kafkasya’dan tarihsel olaylar sebebiyle dünyanın farklı coğrafyalarına dağılan, sayıca az ama önemli bir halktır. Günümüzde büyük çoğunluğu hala Kafkasya’da bulunan Karaçay-Balkarlıların azımsanamayacak bir nüfusu da Anadolu’ya göç etmiştir. Türk dilli bir halk olan, Kafkas halklarıyla karışan ve İslam dinine inanan Karaçay-Balkarlıların mevcut etkileşimleri kimlik algılarında özgün bir çeşitlilik ve zenginliğe neden olmuştur. Türklük, Çerkezlik, Kafkasyalılık ve Müslümanlık etrafında örülen Karaçay-Balkarlıların kimlik inşasında; göç süreçleri, siyasi gelişmeler, aydınlar ve sivil toplum kuruluşları etkili olmuştur. Bu araştırmada Karaçay-Balkarlıların kimlik süreçlerine etki eden bütün bu olgular açıklanıp, sahada yapılan derinlemesine görüşmelerden yola çıkılarak uyum, geçişkenlik ve çatışma arasında Karaçay-Balkarlıların kimlik algısı ortaya konmuştur. Yusuf Tunçbilek DBY YAYINLARI
Meçet - Stroy
Kitapta sözü edilen caminin yapılış serüvenini anlatıyor inşaat sektöründeki firma -Meçet-Stroy- ve taşeronları. Tabii ona teşekkür, buna da teşekkür faslı da var. Orada iş yapmaya ilişkin bazı verilere ulaşılabilir bu kitapla. First Business Dergisinin “Zirvedekiler 2008” ödülü Avrasya’da yılın Mimari Projesi Meçet – Stroy
Vladimir Makanin
Çağdaş Rus edebiyatının en öne çıkan yazarlarından Vladimir Makanin, Asan adlı romanında Rusya’nın Çeçen sorununu ele alıyor. Basmakalıp yaklaşımlardan uzak, gerçekçi ve adil bir üslupla iki halk arasında yaşanan çatışmaların ele alındığı bu roman, Rus savaş romanlarında bir dönüm noktası. Underground’la tanıdığımız Makanin, Asan’la Lermontov’dan beri birçok kez Rus edebiyatının konusu olan Kafkas dağlarını ve mitolojisini bambaşka bir üslupla ele alıyor. Asan, Kafkas halklarının çok eski pagan tanrılarından biridir ve tarihsel kökenleri, jeopolitik çıkar çekişmelerinin içinde sürüklenen bir halkın umutlarına kadar uzanır. Şimdi sorun şudur: Asan insanları korumak üzere mi ortaya çıkar, yoksa kana susadığı için insanları kışkırtmak üzere mi ortaya çıkar? Olay 1990’ların Çeçenistan’ınında geçiyor. Romanın ana karakteri olan binbaşı Aleksandr Jilin bir yandan savaşırken, diğer yandan ticaret yapmaktadır. Benzin satar, dağ yollarının trafiğini düzene sokar, komisyon karşılığında esir alışverişi yapar. Bölgede tutunabilen sayılı komutanlardan biri olarak, savaşın çok yüzlü karakterini parlak bir şekilde sergilemektedir. Vladimir Makanin
M. Halistin Kukul
Bu kitapta Kafkasya’da XIX. yüzyılda ortaya çıkan müridizm hareketi, Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı arasında Kafkasya’da yaşanan mücadele, Şeyh Şamil’in ortaya çıkışı ve mücadelesi anlatılmaktadır. M. Halistin Kukul Kültür Bakanlığı Yayınları
Andrew Foxall
Rusya da komünizmin çöküşü göreceli olarak barışçıl olmakla birlikte, o dönemden bu yana etnik ilişkiler gittikçe kötüleşmektedir. Bu kötüleşme Rus devletinin işleyişine karşı bir tehdit oluşturmakta ve gelecekteki gelişiminin önünde temel bir engel teşkil etmektedir. Kuzey Kafkasya daki etnik ilişkilerin incelendiği bu kitapta, Sovyet sonrası dönüşümün temel özellikleri olan nüfus değişimleri, ekonomik çalkantı, jeopolitik istikrarsızlık ve siyasi yeniden yapılanma gibi çok sayıda sürecin vatandaşların günlük yaşamlarını nasıl etkilediği gösterilmektedir. Sovyet sonrası alanda etnisite, kimlik, milliyetçilik, egemenlik ve bölgesellik hakkında önemli sorular gündeme getirilmektedir. Andrew Foxall, İngiltere de bulunan Henry Jackson Topluluğu nda Rusya Çalışmaları Merkezi direktörü olarak görev yapmaktadır. Foxall daha önce İngiltere de Oxford Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Konseyi nde (ESRC) doktora sonrası araştırmacı ve Belfast Queen’s Üniversitesi nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Andrew Foxall Koyu Siyah Kitap
DINA-PRESS
Bu sayıda Rus hükümeti belgeleri ve Rus kaynaklarından bazı diğer materyaller yayımlanmaktadır. Bunlar açıkça ve inandırıcı bir biçimde, Rusya’da ne yazık ki hala uygar insanlığın içinde bulunduğu “HUKUKUN GÜCÜ” çağına yerini bırakmayan eski “GÜÇ HUKUKU” döneminin üstün olduğunu kanıtlamaktadır. DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Hab. Ajansı
Çevher Sunçkale
Kafkaslılar Derneği, “Çeçenler” ve “Çeçen Sorunu” başlıklı kitaplardan sonra, bir üçüncü yayın olarak “Çeçen Savaşı”nı hazırlamıştır. Yirmibirinci yüzyıla doğru hızlı adımlarla gidildiği günümüzde, Kafkasya’da yeni bir emperyalizm ve yeni bir vahşet örneği olarak Rus saldırılarının canlandığını görüyoruz. İşte bu haksız gidişe dur diyen bir avuç Çeçen, gösterdikleri olağanüstü direniş ile dünya tarihine bir ÇEÇEN DESTANI yazdırmışlarda-. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Çeçen Destanının belgelenmesi-dir. Bir grup üyemiz tarafından gerçekleştirilen basın taraması ile Çeçen Savaşının günlüğü biçiminde bu kitap hazırlanmıştır. Büyük bir deve karşı kükreyen küçük,bir ulusun kahramanlığı gün, gün bu kitapta kronolojik olarak anlatılmaktadır. Mustafa Kemal’in deyimi ile, güneşin doğudan doğduğu gibi, mazlum ulusların uyanışı da gerçekleşmektedir. Çeçen ulusu göstermiş olduğu kahramanca direniş ile, tüm mazlum uluslara örnek olmakta ve insanlığı sömüren emperyalizm belasına karşı insanca ve hakça bir bağımsızlık ideali için yaşamını riske etmektedir. Bu cesaret örneğinin tüm mazlum uluslara olumlu bir örnek olması gelecek yüzyılın çehresini değiştirecek, ve altı yüzyıldır insanlığın başına bela olan emperyalizmin ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. Çevher Sunçkale Sam Yayınları
Atila DOĞAN
Ne bir yazar ne bir şair olma iddiası taşıyorum. Sadece yüreğimde biriktirdiklerimi samimiyetle paylaştım. Bir vicdana ve kalbe sahip, özgürlüğe, adalete, merhamete, aşka inanan her insanın içinde olan, içinden kopup gelen feryadı duyurmak istedim. Atalarımın zorla koparıldığı ve hep sırtını yaslama özlemi çektiği dağlarımızdaki aşkı ve isyanı anlattım. O isyanı kutsal bir sancak gibi nesilden nesile taşıyan haksızlığa uğramanın, terk edilmenin, yalnız bırakılmanın öfkesiyle dolup taşan yiğit insanların bilenmişliğini, hıncını, ateşini aksettirdim. Atila DOĞAN Babıali Kültür – BKY
Dr. Ufuk Tavkul
Kafkasya, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında uzanan yüksek sıradağların ve bu dağların üzerinde ve eteklerinde yer alan Abhazya, Adigey, Kabardey, Karaçay-Malkar, Osetya, Çeçen-Inguş ve Dağıstan ülkelerinin genel adıdır. Çeşitli Türk ve Hint-Avrupa kavimlerinin yanı sıra, Kafkasya’nın etnik ve sosyo-kültürel yapısının oluşumunda ve şekillenmesinde Yunan-Roma-Bizans medeniyetleri ile Ön Asya medeniyetleri de etkili olmuşlardır. Dışarıdan gelen bütün bu unsurlar Kafkasya’nın yerli kavimlerinin etnik ve kültürel yapıları ile birleşerek ortaya yeni bir sosyo-kültür kalıbı çıkarmıştır.Kafkasya halkları etnik yönden birbirleri ile karışırlarken, kültürel yönden de benzer yapılar oluşturmaya başlamışlardır. Kafkasya halklarının geleneksel hukuk sistemlerinde ve aile yapılarında da feodal ilişkilerin ve sosyal tabakalaşmanın derin izlerine rastlamak mümkündür. Kafkasya halklarının mitolojik eski inançlarında ve dinlerinde çok tanrılı inanç sisteminin etkisi görülmektedir. Ancak bütün Kafkasya halklarının eski dinî inançları üzerinde 6. yüzyıldan itibaren bölgede yayılmaya başlayan Hıristiyanlık etkili olmuştur. Bir süre sonra Hıristiyanlık inancı Kafkas halklarının eski çok tanrılı inançları arasında eriyerek semavî din olma özelliğini kaybetmiştir. 8.-19. yüzyıllar arasında Kafkasya halklarının büyük bölümü İslâmiyeti kabul etmiştir.Abhaz-Abazin, Adige, Karaçay-Malkar, Oset, Çeçen-İnguş, Lezgi, Avar, Kumuk, Lak, Dargı halklarından oluşan Kafkasya halkları, etnik ve sosyo-kültürel yönden yüzlerce yıllık bir süreç sonunda karışıp bütünleşerek, bugün akraba milliyetler haline gelmişlerdir. Bu bakımdan onları ırk ya da etnik köken kriterlerine göre sınıflandırmak ve farklı milletler olarak değerlendirmek bilimsel açıdan doğru değildir. Kafkasya halkları ancak dil gruplarına göre birbirlerinden ayrılarak sınıflandırılabilir. Dr. Ufuk Tavkul SELENGE YAYINLARI