İstişare Toplantımızda Destekçilerimizle Bir Aradayız.
Yeni yıl planlarımız tamam. Faaliyetlerimiz için takipte kalın!

Yeni yıl planlarımız tamam. Faaliyetlerimiz için takipte kalın!

25 Nisan 2022
10 Ekim 2022
14 Ocak 2011
26 Temmuz 2026
ÇEÇEN DİASPORASININ SINAVI YÖNTEM Mİ SONUÇ MU?
19 Ağustos 2026
9 Haziran 2026
25 Ocak 2026
19 Ağustos 2026
DINA-PRESS
Almanak “Çeçen Fenomeni”nin yayımlanmaya başlamasının nedeni, 1994-1996 Rus-Çeçen savaşı çevresinde, anlaşmazlığın siyasal-hukuksal yönüne ilişkin gerçek dışı haberlerin yayılması; tarihsel olay ve gerçeklerin tahrif edilmesi; duyum, dedikodu ve yalan haber üretilmesi; olup bitenlerin tek yönlü değerlendirilmesi gibi yalnızca Yeltsin’in suç oluşturan rejiminin eylemlerini haklı göstermeye çalışan bir gerçek dışı atmosferin oluşmasıdır. DINA-PRESS Uluslararası Çeçen Hab. Ajansı
Didem Çatalkılıç
Yayılmacı Rus politikasının bir sonucu olarak 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren şiddetlenen Kafkas-Rus Savaşları Kuzey Kafkasya tarihinin en zor yıl-larını oluşturur. Özgürlüğüne düşkün Kuzey Kafkasya halklarının İslami tari-katlarla tanışması da bu döneme rastlar. Önce, Nakşibendiliğin bir kolu olan Halidilik bölgede kendine geniş bir taban bulur ve Dağıstan-Çeçenistan’da “müridizm” olarak isimlendirilen “direniş hareketini” 30 yıl boyunca motive eder; Sonra da 19. yüzyılda, süregelen Kafkas-Rus Savaşlarında yorgun düşen halkın artık umudunu yitirmeye başladığı bir sırada Şeyh Kunta Hacı tarih sahnesine çıkar ve Kadiri tarikatının Çeçenistan varyantı olan ve her hal-ü kârda “barışçıl tezler” savunan “Zikirizmi” toplum içinde ya pıla ndırır. Ülkemizde pek bilinmeyen Şeyh Kunta Hacı ve yolunun esaslarını anlatan bu çalışma Kafkasya tarihine ilgi duyanlara döneme yönelik değerlendirmele-rinde yeni perspektifler açacak. Didem Çatalkılıç Apra Yayıncılık
Arş. Gör. Seçil Öraz Beşikçi Burcu Gül Doç. Dr. Pınar Fedakar Doç. Dr. Vefa Kurban Dr. Öğr. Üyesi Rabia Uçkun Mehmet Nuri Kureş Nur Çümen
Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin çok uzun ve derin bir geçmişi vardır. İlişkileri etkileyen faktörler dönem dönem değişse de bu iki ülke arasındaki ilişkiler tarih boyunca hiçbir zaman dostluk ve güven çerçevesine oturamamıştır. Bu durumu doğuran ana faktör ise ülkelerin stratejik konumları ve bulundukları coğrafyadan kaynaklanan çıkar çatışmalarıdır. Bilindiği üzere, bir yandan Rusya’nın yer aldığı geniş coğrafya ve bu coğrafyayı besleyen zengin doğal kaynaklar diğer yandan Türkiye’nin jeopolitiğinin getirdiği coğrafi avantajlar bu iki ülkeyi her zaman güçlü ve önemli kılarken aynı zamanda birbirlerine rakip hale getirmiştir. Bu rekabetin ve de coğrafi yakınlığın getirisi olarak tarih boyunca Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri etkileyen pek çok mesele olmuştur, bunlardan birisi de Çeçen meselesidir. Çeçenler, SSCB’nin çöküşüyle 1991’de bağımsızlık mücadelesini başlatmış ve ardından Ruslar ile iki kez karşı karşıya gelmiştir. Süreç, Çeçenlerin sindirilmesi ile neticelenmiştir. Bu çalışmada, Çeçenler öncelikle sosyo-kültürel yapıları ile anlatılmakta olup, daha sonra ise bölgede gelişen siyasi gerilimler ve neticesinde yaşanan sıcak çatışmalar bağlamında ele alınmıştır. Doç. Dr. Vefa Kurban Doç. Dr. Pınar Fedakar Dr. Öğr. Üyesi Rabia Uçkun Arş. Gör. Seçil Öraz Beşikçi Mehmet Nuri Kureş Nur Çümen Burcu Gül İksad Yayinevi
Osman Pamukoğlu
Şamil, beyaz örtülü Kafkas Dağları’nda yaşadığı dönemde, dünyadaki beş büyük imparatorluktan birine sahip olan Ruslara karşı müthiş bir bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi veren halk kahramanı ve lideridir… Rus Savaş Bakanı Çernişev, Şamil’in az bir kuvvetle Dağıstan’daki Rus birliklerinin çoğunu imha ettiğini imparatora anlattığında; Çar I. Nikola’nın dudaklarından istemeden şu sözler döküldü: “Hiçbir zaman mücadele etmememiz gereken bir adama karşı savaşa girdik!..” Osman Pamukoğlu İnkılap Kitabevi
Seyit Tuğul
Kafkasya Halklarının tarihsel serüveni. Gayri resmi olarak 100’e yakın farklı etnik grubun yaşadığı Rusya Federasyonu, resmen 21 Otonom Cumhuriyeften oluşmakta. Bu halkların 7 tanesi Kuzey-Kafkasya, 6 tanesi Volga-Ural, 4 tanesi Güney-Sibirya, 1 tanesi Kuzey-Kafkasya üstü, 1 tanesi Kuzey-Sibirya, 1 tanesi Ural üstü ve 1 tanesi de Kuzey-Batı Rusya, Finlandiya sınırında bulunmakta. Kuzey-Kafkasya halklarından Dağıstan’ın Avar, Dargin, Lak, Kumukları; Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Karaçaylar, Balkarlar, Çerkesler, Adigeler, Kabartaylar; Volga-Ural bölgesinde Tatarlar, Başkurtlar, Çeremisler, Udmurtlar, Mordovlar, Çuvaslar; Sibirya’da Yakut/Sakhalar, Altay-Kişiler, Tuvalar, Buryatlar… Seyit Tuğul Nas Ajans Yayınları
Abuzar AYDAMİROV
Aydamirov bu romanında yüz yirmi yıl evvelki Çeçen halkının sosyal siyasal inançsal ekonomik ve ruh halinin ayrıntılı incelemesini bir dantel gibi işleyerek göz önüne sermektedir. Ayrıca yazar Çeçen dilini büyük bir ustalıkla ve doyumsuz bir anlatımla kullanmıştır. Kafkasya’daki yüze yakın mahalli dillerden biri olan ve ayrıca geri bıraktırılmış bu dilde bir edebiyat şaheseri yaratmıştır. *** Rus imparatorluğunun vücudunda hiç kapanmayan acısı hiç dinmeyen sürekli kan sızdıran kangren olmuş bir yara gibi idi Çeçenistan. Çeçenlere özgürlüğünü verip kangrenli bu organı kesip atmadıkça bu yaranın kapanması ihtimali de yok gibiydi. Rusya bunu yapamıyordu. Birincisi petrol ihtiyacının yarısı buradan çıkıyordu ikincisi ise Çeçenlere özgürlük verilirse Rus boyunduruğundaki irili ufaklı diğer halklar da ayrılmak isteyeceklerdi. *** Rusya’da önce devrim sonra iç savaş esnasında Çeçenler birkaç gruba ayrıldı. Bazıları Viedan’a yerleşen Dağıstanlıların imamı Uzum Hacı Nacmuddin Türklerin buraya gönderdiği Şamil’in torunu Saad Bek’in peşinde toplandı. Bazıları Bolşevik Ordjonikidze’nin Kirov’un Eldarhğanov Taştemir’in Şeripov Aslanbek’in yanında yer aldı. Bir başka grup Çermoev Tapa’nın başında bulunduğu Dağlı yönetimi tarafını tuttu. Dördüncü grup ise Menşevik Denikin Aliev Çulikov’dan yana oldular. Beşinciler ise bunların hiç birine dahil olmadan kendi gruplarını kurup soygunlar yapmaya başladılar. Onlar için beyazlar kızıllar pembeler fark etmiyordu. Abuzar Aydamirov Yalın Yayıncılık
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Tolstoy’un ölümünden bir sene sonra basılan son romanı Hacı Murat, hem savaş ve siyasetin doğası hem de iki farklı kültür ve dünya arasına sıkışıp kalmak hakkında bir hikâye. Tolstoy, gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı bu romanda, Rus İmparatorluğu’na karşı kanının son damlasına kadar kahramanca savaşmış Çeçen isyancı Hacı Murat’ın hikâyesini anlatır. Çeçen lideri Şeyh Şamil’e anlaşmazlığa düştükten sonra Rusların tarafına geçen Murat, çok geçmeden her iki tarafın da güvenini kaybetti€ini fark eder. Ruslar tarafIndan önce sıcak bir karşılama görse de, hemen sonras›nda casus olduğu ?üphesiyle hapse atılır. Karısı ve oğlunun Çeçenlerin eline düştüğünü öğrendiğindeyse, her şeyi göze alarak ailesini kurtarmak üzere yollara dü?er. Ortak bir amaç için sava?an iki adamı karşı karşıya getiren bu mücadele dolu hikâye, yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan siyasi sorunların doğasına da ışık tutuyor. “Tolstoy olmasaydı, edebiyat, çobanı olmayan bir sürü, içinden çıkılamaz bir kördüğüm olurdu.” Lev Nikolayeviç Tolstoy İletişim Yayıncılık
Yılmaz Nevruz
Kafkas Tarihi uzmanı Dr. Yılmaz Nevruz “Umumi Kafkas Tarihine Giriş I” isimli çalışmasının bu ikinci cildinde Diasporadaki Kafkasların ve diğer Türk okuyucularının az bildiği veya hiç bilmediği konuları işlemektedir: Kafkasya’da Moğol ve Timur istilaları, Khaci Daud ve Kazikumuk Hanlarının önderliğinde Güneydoğu Kafkasya Halkının İran emperyalizmine karşı bağımsızlık mücadelesi, Nadir Şah’ın Kafkasya’yı ele geçirme gayretleri, Rus Çarı I. Petro’nun Doğu Kafkasya’ya düzenlediği keşif seferi, İmam Şeyh Mansur ve Kafkasya’da Millî Birlik Hareketi, Taymi Beybulat önderliğinde Çeçenlerin Rus istilasına karşı mücadeleleri; söz konusu dönemde Kafkas boylarının umumi vaziyetleri ve ulusal birlik oluşturamamaları, Rusya’nın Kafkasya üzerinden sıcak denizlere ulaşma politikasının temel istinat noktası olan ünlü “Kafkasya Hattı”nı inşası, bu hattın gerisinde çok sayıda Slavyan göçmeni iskân etmek suretiyle Merkezi Rusya’yı adeta Kafkasların eteklerine taşıması ve burada çok güçlü ve stratejik bir alt yapı oluşturması ve nihayet 1550 yılından itibaren 200 yıl hazırlığı yapılan Kafkasya ve Transkafkasya’nın fiili işgaline başlanması ve diğer konular… Yılmaz Nevruz Sebil Yayınevi
Mahmut Bİ
Tarihçi Mahmut Bi’nin uzun zamandan beri üzerinde çalıştığı “Kafkas Tarihi” ile ilgili çalışmasının giriş ve iki bölümden oluşan birinci kitabı Selenge Yayınevi tarafından 2007 yılında İstanbul’da yayınlanmıştır. Kafkas Tarihi iki kitaptan oluşmaktadır. 2007 yılında yayınlanan birinci kitap yeniden gözden geçirilerek, iki bölümden oluşan ikinci kitap ile birlikte yeniden Berikan Yayınevi tarafından yayınlanmaktadır.Günümüzde küresel düzeyde giderek önem kazanan ancak, hala bazı kurumlar tarafından “Terra Incognita” (Bilinmezler Ülkesi) olarak değerlendirilen Kafkasya Bölgesi, aslında insan varlığının 400 bin yıl önce ortaya çıktığı dünyanın en önemli bölgelerinden biridir. Kafkasya’nın Tarih boyunca devam eden önemli konumu günümüzde daha daöne çıkmıştır. Öncelikle, Hazar ve Orta Asya Petrollerinin batı dünyasına ulaşması noktasında Kafkasya yine bir geçiş kapısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Eskiden kavimlere köprü görevi yapan Kafkasya, günümüzde ve gelecekte petrole, doğal gaza köprü görevi yapacaktır. Doğal kaynakların ve ticaret yollarının geçme kapısı olarak Kafkasya yeniden gündeme gelmiştir. Mahmut Bİ Berikan Yayınları
Prof. Dr. Anıl Çeçen
Bu kitapta, bağımsızlığa giden yoldaki, ulusal kurtuluş savaşının aşama aşama izlediği gelişme süreci ve Çeçenistan’ın bağımsızlığını haklı kılan bütün belgeler birarada okuyucuların dikkatine sunulmaktadır. Mafya, terör ve şeirat suçlamalarının ve kara çalmalarının ötesinde, bir küçük ulusun varolma mücadelesi ve bağımsız yaşama kavgası ile ilgili ayrıntılar, ilk kez bu kitapla Türk kamuoyuna açıklanmaktadır. Tarihten gelen rus emperyalizminin soykırım ve katliamlarının bir an önce durdurulabilmesi için uluslar arası hukuk ve evrensel insan hakları doğrultusunda uygar dünyanın Çeçenistan olayına bir an önce müdahale etmesi gerektiği bu kitap ilk bir kez daha kanıtlanmaktad Prof. Dr. Anıl Çeçen YENİ ZAMANLAR SAHAF
Hulusi Üstün
Bu savaş, dünya tarihine insanlığın verdiği son özgürlük savaşı olarak geçecektir. Çünkü bundan sonra hiç kimse sadece ‘vatan’ bildiği toprak parçasında özgürce yaşamak için ölmeyecektir. Artık savaşların nedeni daha fazla konfor, daha fazla güç, daha fazla para, daha geniş piyasa, toplumsal cinnet ve başka birçok şey belki… Ama özgürlük değil. Bu kitap 20.yüzyılın sonu ve 21. yüzyılın ilk senelerinde Çeçenya’da verilen özgürlük savaşını konu eder. O savaşın isimsiz kahramanlarının hatırasına saygı ile ithaf olunur. Hulusi Üstün KAFKAS VAKFI YAYINLARI