-
26 Temmuz 2026
-
ÇEÇEN DİASPORASININ SINAVI YÖNTEM Mİ SONUÇ MU?
19 Ağustos 2026
-
9 Haziran 2026
-
6 Eylül 2026
-
ünsal yaldız says:Hüseyin Bey Yüreğinize sağlık konuyu çok güzel bizimde kalbimizden geçtiği gibi...
KÜTÜPHANE
Çeçenler / Çeçen Sorunu – 2 Kitap
Argun Terek Şamil Mansur
11 Aralık 1994 günü Rus emperyalizminin orduları üç yıldır bağımsız yaşayan ve bunu önemli ölçüde dünya kamuoyuna kabul ettiren Çeçen Cumhuriyetinin topraklarına saldırdılar ve büyük oranda sivil halkı da hedef alarak katliama giriştiler. Bir buçuk milyonluk Çeçen halkının direnişi tam altı ay sürdü ama bu arada kırk bin Çeçen kızılordu kalıntısı güçlerce öldürüldüler. Son altı ayda Çeçen Sorunu dünyanın gündeminde yeraldı. Yüzelli milyonluk Rus halkının 1.5 milyonluk Çeçen halkını ezmesi, her türlü insan halklarını çiğneyerek kırk bin kişiyi öldürmesi, çağımızın en büyük katliam örneklerinden birisi olarak insanlık tarihine geçmiştir. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ortaya Estonya, Letonya, Litvanya, Slovenya, Slovakya ve Hırvatistan gibi Çeçenya kadar ya da daha küçük bağımsız devletler çıktı. Okyanusta yirmi bin kişilik adaları Birleşmiş Milletler bağımsız devlet olarak tanırken, Sovyetler Birliğinden çok önce kurulmuş ve Kuveyt’ten daha büyük, daha kalabalık ve de en az onun kadar petrol zenginliği olan Çeçenistan’ın bağımsızlığında rus emperyalizmine karşı çıkarken, katliamı seyreden batı dünyası da sessiz kalarak suça ortak olmuştur. Çeçenler acaba hıristiyan olsaydı Rus emperyalizmi bu küçük ülkeye girer miydi? Litvanya ile Slovenya hıristiyan olduğu için bağımsız olurken, Çeçenler müslüman oldukları için cezalandırılıyorlar. Bu katliamı yapanlarda, seyredenler de yirminci yüzyıl biterken uygarlıktan sözedemezler, çünkü çifte standart anlayışı uygarlık dışı bir tutumdur. Yeni dünya düzenine geçerken her yerde müslüman kanı akmaktadır. Bosna’da, Karabağ’da, Azerbaycan’da, Kuzey Irak’ta ve Kafkasya’da akan kan müslüman kanıdır. Dünya böyle bir haksızlığa daha fazla tahammül edemez. Eğer bu çifte standart ve haksızlık, daha fazla devam ederse, yeni bir üçüncü dünya hareketi gündeme gelecek ve tüm mazlum uluslar, emperyalist ülkelere karşı birlikte savaşacaklardır. İşte, Çeçen Sorunu; bu haksız ve insanlıkdışı gidişin sonucu olarak dünya gündemine gelmiştir. Kitapta yeralan yazılar Çeçen sorunun çeşitli yanlarını ele almakta ve çözüm denemeleri geliştirmektedirler. Kitap, üç bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde Rusya’nın çıkmaz irdelenmekte, ikinci bölümde, Çeçenler’in çıkışının anlamı ve boyutları üzerinde durulmaktadır. Son bölümde ise, uluslararası kuruluşların kararları birarada sunularak, sorunun dış politikayı ve dünya hukukunu ilgilendiren boyutları gündeme getirilmektedir. Şamil Mansur, Argun Terek Sam Yayınları
Zapt Et ya da Yok Et – Son Başkanın Çeçenistan Hatıraları
Ahmed Zakayev
Kafkasya’da Çeçenlerin yüzyıllara yayılan özgürlük ve direniş mücadelesi “saygınlık” ve “onur” hisleri uyandırıyor. İnsanlığın direniş tarihinde büyük bir anlatı bu. Ne yazık ki bu anlatının son bölümü iyi gitmedi.. Zakayev’in 1990-2000 arası süreci kapsayan kitabı kişisel bilgi ve gözlemlerimizi teyit eden, zenginleştiren ve kavrama gücümüzü artıran çok önemli ayrıntılar içeriyor. Bir tiyatrocunun, bir bakanın, bir savaşçının, sürgünde bir başbakanın, yaralı bir Çeçen’in anıları. Ahmed Zakayev Koyu Siyah
Kafkasya’da Savaş ve Barış-Rusya’nın Sorunlu Hududu
Vicken Cheterian
Güney Kafkasya’nin aniden dünya gündemine oturdugu bir dönemde Vicken Cheterian’in kitabinin yayinlanmasi için daha iyi bir zamanlama olamazdi. Yazar, konuyu hem bölgenin derin bir bilgisine sahip içeriden biri olarak hem de bir gazetecinin elestirel sezgilerinin yani sira bir bilim adaminin çetrefilli tarihsel ve politik sorunlar üzerine tarafsiz fikirlerini sunan bir dis gözlemci olarak da ele alir. Anlatisini Sovyetlerin çöküsü ve Ermenilerin, Azerbaycanlilarin, Gürcülerin, Abhazlarin, Osetlerin ve Ruslarin birbiriyle çatisan ulusal projeleri baglamina yerlestirir. Çatismayi, eski bir çatisma ya da kaçinilmaz görmek yerine Cheterian kaçinilmaz görüneni olasi kilan hem kosullari hem de olasiliklari göz önüne serer. Analiz ve yorumlari boru hatlarindan politikacilara kadar genis bir yelpazede yer alir ve okuyuculara, devlet liderlerinin genellikle çarpik söylemlerinin arkasinda yatan güdülerin en iyi anlatimini sunar.’ – Profesör Ronald Grigor Suny / Michigan Üniversitesi ‘Bu kitap, Kafkasya’daki çatismalarin nedenlerini anlamaya ve stratejik önem arz eden bu bölgede uzun ömürlü bir baris tesis etmeye çalisanlarin okumasi gereken temel bir eser. Rusya ve Gürcistan arasinda yasanan son savas göstermistir ki uluslararasi toplulugun Abhazya, Güney Osetya ve Daglik Karabag’daki çatismalarin onlarca yil çözümsüz kalabilecegi varsayimi dogru degildir. Cheterian’in1990’larin siddetli çatismalari ve bu çatismalarin Sovyetler sonrasi Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’in gelisimi üzerindeki etkilerini ayrintili ve dengeli anlatimi konu üzerine yapilan birçok çalisma arasinda dikkat çekmektedir. Bölgenin tarihsel mirasiyla günümüz çatismalari ve bölge halklari ve önderliklerine iliskin derin kavrayisi Kafkasya’da geçirdigi yillar boyunca ve bölgeye yaptigi sayisiz gezilerde edindigi bilgilere dayanmaktadir. Cheterian diplomasinin neden bir uzlasma saglayamadigini ve çatismaya bir çözüm üretemedigini de anlatir. Görüsleri bölgede istikrari saglamaya yönelik gelecekteki çabalara da yön verecektir.’ – Oksana Antonenko / Uluslararasi Stratejik Arastirmalar Enstitüsü, Londra ‘Bu kitap Kafkasya’daki savaslarin ilginç ve açiklayici bir analizini içermektedir. Karabag çatismasi, Gürcistan ve Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya’daki Oset-Ingus savasinin ayrintili bir incelemesi sunulmaktadir. Yakici bir sorunun özgün ve sistematik bir incelemesidir. Kafkasya’daki çatismalara, Sovyetler Birligi’nin parçalanmasina ve Soguk Savas sonrasindaki milliyetçilik ve kendi kaderini tayin hakkina iliskin tartismalara da degerli bir katkidir. Vicken Cheterian Belge Yayınları
Kafkasya Seyahatnamesi
H. Yılmaz Nihat Kaşıkçı
Kafkasya neresi? Hangi milletler yaşıyor? Çeçenlerin kahramanca mücadelesiyle insanlığın dikkatini çeken bu coğrafyanın geleceği nasıl olacak? Şeyh Şamil’in köyünde şu anda kimler yaşıyor? İki yüzyıldır egemenliğinde tuttuğu bu coğrafyada Ruslar daha ne kadar kalacak? Avarlar, Kumuklar, Tabasaranlar, Laklar, Lezgiler, Nogaylar, Çerkezler, Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Kabardinler, Tatarlar, Adigeler, Abhazlar, Gürcüler, Ermeniler, Azeriler, Ruslar, Yahudiler… Hasan Yılmaz ve Nihat Kaşıkçı’nın kurşunlanmak pahasına adım adım dolaşarak hazırladıkları bu eşsiz eserde Kafkaslara ilişkin merak edilen tüm gerçeklere yer veriliyor. Nihat Kaşıkçı, H. Yılmaz GALERİ KÜLTÜR KİTAP KIRT.
Çeçen Cihadı ve Çağdaş Dünyanın Sorunları
Zelimhan Yandarbiyev
Nasıl bir savaş yapılıyor bugün Çeçenistan’da? Neden? Kim başlattı bu savaşı? Hangi nedenlerle? Ruslarla Çeçenler arasında mevcut olan sorunun başka çözüm yolu yok muydu? Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti 2. Cumhurbaşkanı Zelimhan Yandarbiyev’in bu kitabı, yakın geçmişin analizini yaparak bu soruların ve ikinci Rus – Çeçen savaşının nasıl bitebileceğinin cevabını vermeye çalışıyor. Zelimhan Yandarbiyev Pakmedia Yayınları
Kırmızı Kitap Çeçenistan
Ahmadov Said İbrahim Magomedovic
Toprak yüzölçümü küçük olmasına rağmen Çeçenistan’daki doğa büyük özelliklere sahiptir. Burada bitkiler ve hayvanlar alemi değişik unsurlar ihtiva eder. Karşılıklı karışım ve nüfuz içerisindedirler. Birçok bitki örtüsü ve çeşitli ekolojik şartlar ile bitki ve hayvanların bol olduğu bir yerdir. SSCB’nin ‘Hayvanlar aleminin korunması ve yararlanılması’ kanununun 26. maddesi şöyle der: ‘Ender bulunan ve tükenmek üzere olan hayvan ve bitki türleri SSCB ve Cumhuriyetlerinin Kızıl Kitabına kaydedilecektir.’ Hukuken bunun anlamı: SSCB Kızıl Kitabı’nda yer alan yırtıcı hayvanlar türü ve alttürü yaşayabilmeleri için devlet organları tarafından devamlı olarak koruma altına alınmıştır ve avlanma, onları vatandaşların kendi yararı için kullanması, onların yaşadıkları mekanların tahrip edilmesi devlet bütünlüğünü bozmaya yönelik hareket sayılır. İşte, konusunda kaynak olarak gösterilebilecek bu kitap, Çeçenistan Cumhuriyeti topraklarında yıllardır süren savaş sırasında suçsuz ve masum insanların hayatlarını kaybetmesi ile birlikte zarar gören hayvanlar ve bitkiler alemi hakkında hazırlanmış bir çalışmadır. Ahmadov Said İbrahim Magomedovic OSMANLI YAYINEVİ
Hattab’ın Anıları
Samir bin Salih es-Süveylim
Kafkasya cihadının meşhur komutanı Emir Hattab’ın Çeçenistan, Tacikistan ve Afganistan’daki tecrübelerinin yer aldığı bu kitap, cihad amelinin inceliklerini merak edenlere bir rehber niteliğinde… Samir bin Salih es-Süveylim Küresel Kitap
İmam Şamil’in Gazavatı
Tarik Cemal KUTLU
Hacı Murad’ın İmamın saflarına geçmesi ile Ruslar büyük bir darbe almış oluyordu. General Klugenav onu geri kazanabilmek için büyük çaba gösterdiyse de, muvaffak olamadı. Bunun üzerine güç yoluyla Hacı Murad’ı dize getirmek için 2000 kişilik bir kuvvetle onun üzerine yürüdü. Mücahid kuvvetleri bu sayının üçte biri kadar olmalarına karşılık büyük bir mukavemet gösterdiler. İmparatorluk topçu kuvvetleri komutanı Bakunin’in de öldüğü bu harekât Rus yenilgisi ile sonuçlandı. Hacı Murad yaralanırken, babasıyla iki kardeşi şehid düştü. 1841 Yılının Temmuzunda General Golovin raporlarında şunları yazıyordu: ‘Şimdiye kadar Kafkasya’da Şamil kadar tehlikeli ve kuvvetli bir düşmanla karşılaşmamış bulunuyoruz. Gelişen olayların etkisiyle Şamil’in hareketi, Muhammed’in(sav) dünyanın dörtte üçünü sarstığı zamanki gibi dini ve askeri bir yapı kazanmıştır.’ Tarik Cemal KUTLU GÖZDE KİTAPLAR
Tarihi, Sosyo-Kültürel Yapısı Ve Siyasal Yönleriyle Çeçenler
Arş. Gör. Seçil Öraz Beşikçi Burcu Gül Doç. Dr. Pınar Fedakar Doç. Dr. Vefa Kurban Dr. Öğr. Üyesi Rabia Uçkun Mehmet Nuri Kureş Nur Çümen
Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin çok uzun ve derin bir geçmişi vardır. İlişkileri etkileyen faktörler dönem dönem değişse de bu iki ülke arasındaki ilişkiler tarih boyunca hiçbir zaman dostluk ve güven çerçevesine oturamamıştır. Bu durumu doğuran ana faktör ise ülkelerin stratejik konumları ve bulundukları coğrafyadan kaynaklanan çıkar çatışmalarıdır. Bilindiği üzere, bir yandan Rusya’nın yer aldığı geniş coğrafya ve bu coğrafyayı besleyen zengin doğal kaynaklar diğer yandan Türkiye’nin jeopolitiğinin getirdiği coğrafi avantajlar bu iki ülkeyi her zaman güçlü ve önemli kılarken aynı zamanda birbirlerine rakip hale getirmiştir. Bu rekabetin ve de coğrafi yakınlığın getirisi olarak tarih boyunca Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri etkileyen pek çok mesele olmuştur, bunlardan birisi de Çeçen meselesidir. Çeçenler, SSCB’nin çöküşüyle 1991’de bağımsızlık mücadelesini başlatmış ve ardından Ruslar ile iki kez karşı karşıya gelmiştir. Süreç, Çeçenlerin sindirilmesi ile neticelenmiştir. Bu çalışmada, Çeçenler öncelikle sosyo-kültürel yapıları ile anlatılmakta olup, daha sonra ise bölgede gelişen siyasi gerilimler ve neticesinde yaşanan sıcak çatışmalar bağlamında ele alınmıştır. Doç. Dr. Vefa Kurban Doç. Dr. Pınar Fedakar Dr. Öğr. Üyesi Rabia Uçkun Arş. Gör. Seçil Öraz Beşikçi Mehmet Nuri Kureş Nur Çümen Burcu Gül İksad Yayinevi
Avrusya: Bir Gazetecinin Çeçenistan ve Azerbaycan Notları
Çetin AĞAŞE
Gizli servislerin cirit attığı Avrasya coğrafyasında neler oluyor? Avrasya; kaderine terkedilmiş bu komşu ülkeler coğrafyası artık bir “Avrusya” mıdır? Ağaşe’nin Susurluk olayından bizi alıp götürdüğü yeni bilinmeyenler bunlar! Cehar Dudayev’in öldürülüşü, Ebulfeyz Elçibey’in düşüşü.. bir gazetecinin kaleminden kardeş coğrafyasının trajik öyküsü… ABD ve Rusya’nın Kafkaslar’da birlikte var olma mücadelesi, Azerbaycan petrolleri, Rusya’nın Avrasya üzerindeki aslan payı bu panoramik açıda bir araya geliyor… Ağaşe, ayrıca tarihe şahitlik edecek bir röportajla, yakın dönemin en garip devrik lideri Elçibey ile söyleşisine yer veriyor çalışmasında. Çetin AĞAŞE İyidost Yayınları
Hititler ve Işık Savaşçıları
Hami ÖZDİL
Antik Çağda Waynakhlar (Çeçen-İnguşlar) Sümer-Hurri-Hatti-Urartu-Luvi-Lukkalılar Büyük tufandan sonra sular çekilince, Nuh’un gemisi Cudi’ye mi, Ağrı dağına mı, yoksa dağların babası Kaf dağına mı demirledi bilinmez ama, Nuh’un çocukları dört bir yana dağılıp, suların işgal ettiği bereketli Hilale, Anadolu ve Mezopotamya topraklarına yerleşip çoğaldılar. Bu ise farklı coğrafyalarda farklı lehçelerle Waynakh (Çeçen-İnguş) dilini konuşan toplumları oluşturdu. Bunların kurdukları devletler, şehir devletleri, beylikler ortaya çıktı. Hz. Nuh’un ise bin yıla yakın yaşadığı Kuran’da zikredilir. Aslında Nuh ya da Noah, peygamberin gerçek adı olmayıp, kavme izafeten söylendiği kabul edilir. Bir tez olarak Nakh kavminin peygamberi olabileceğini söyleyebiliriz. Kur’an’ın Nuh kavmi ile ilgili ayetlerine baktığımızda, tufan ile kesintiye uğrayan bir Nakh kavminin varlığı söz konusudur. On binlerle ifade edebileceğimiz bir Nakh kavmi geçmişinden söz edebiliriz. Bu ise, köklü bir tarihin, başta Kafkasya, Anadolu, Mezopotamya, Levant olmak üzere geniş bir coğrafyada aranmasını gerektirir. Hami ÖZDİL KİTAPARASI YAYINLARI