Burs Başvuruları Başladı!📣📣📣


28 Kasım 2021
10 Nisan 2025
26 Temmuz 2026
9 Haziran 2026
VAKIAYI İNKAR FİKRİ İHYA ETMEZ
2 Ağustos 2026
Muhittin Kandur
Bu hikâye Rus medyasında sürüp giden Kafkas karşıtı yoğun propagandaya tepki olarak kaleme alınmıştır. Kafkasyalıların birer terörist, kültürsüz ve eğitimsiz insan olarak gösterilmesi Rusya Federasyonu’nda yavaş yavaş ciddi bir ‘kültür çatışması’na yol açmaktadır. Bu tür düşüncesizce bir eşleştirmenin sonuçları eski Yugoslavya’da yaşanan kültür çatışması kadar yıkıcı sonuçlar doğurabilir. En basitinden büyük bir federasyonun bölünmesine, dağılmasına sebep olabilir. Rusya’nın tüm çocukları bu mantıksız, yıkıcı propagandaya karşı savaşmalıdır. Teröristlerle gangsterlerin milliyeti yoktur. Kuzey Kafkasya, federasyonun en mühim, en stratejik bölgesi; Rusya Federasyonu’nun çok etnisiteli mozaiğinin en büyük servetlerinden biridir. Kafkas karşıtı duyguları kışkırtan çıkar gruplarına meydan bırakılmamalıdır. Muhittin Kandur APRA
Kolektif
Nart efsaneleri Kafkasya halklarının en güzel tarihi yadigarlarından, kültürlerinin en anlamlılarından sayılmaktadır. Bunlara ait rivayetleri, masalları, türküleri, şarkıları vs. Asetinler, Kabardeyler, Çerkesler ve Abazalar bilimsel ölçülerle araştırıp derlemiş, yazmış ve yayımlamışlardır. Öz ve muhteva bakımından bütün Kuzey Kafkasyalılarda benzerlik arz eden bu efsaneler, her halkın özelliğine göre de farklılık gösterir. Bu kitaptaki efsaneler ve masallar, halkın anlattığı biçimde yazılmış ve yayımlanmıştır. Kolektif Anka yayınları
Abuzar AYDAMİROV
Abuzar Aydamirov’un Rus ve Osmanlı arşivlerinden yararlanarak yazdığı ve Ali Bolat’ın Türkçeye çevirdiği Uzun Geceler romanı, sürgünü anlatıyor. İmam Mansur’dan başlayarak Kafkasya’nın ve özellikle Çeçenistan’ın genel ve siyasal durumları oldukça geniş bir perspektif içinde incelenerek Çeçenistan’dan Osmanlı topraklarına göçü bir roman formatı içinde son derece akıcı bir dille anlatıyor. “Tarih tekerrürden ibarettir, derler. Ders alınsaydı hiç tekerrür eder miydi!” özdeyişindeki gibi tarihin bir kez daha nasıl tekerrür ettiğini ibretle okuyacaksınız. Abuzar AYDAMİROV Yalın Yayıncılık
Atiye Filiz Susar
Dilin bir kültürün temel öğelerinden biri hatta en önemlisi olduğu kuşku götürmez. Kültürü oluşturan maddi ve manevi pek çok öğenin kuşaklararası aktarımını ve dolayısıyla devamlılığını sağlayan temel unsur dildir. Bu anlamda etnik bir grup olarak Çeçenlerin özellikle genç kuşağında yaşanan dil kaybının – öğrenilmemesinin, öğretilmemesinin- kültürün kaybına da neden olacağı bir gerçektir. Çeçenler üzerine gerçekleştirilmiş olan saha araştırmasında bir taraftan dil kaybının yarattığı etkiler genç ve yaşlı kuşaklarla yapılan sözlü tarih ve mülakatlarla belirlenmeye çalışılırken, diğer taraftan demografik yapı, göç, evlilik, düğün adetleri, değişen gelenek ve görenekler gibi pek çok konuda bulgular elde edilmiştir. Bu bulguların ışığında (kitabın ekinde yer alan ve QR kod okutularak izlenebilecek) “İnsan Konuştuğudur” adlı etnolojik bir belgesel film de yapılmıştır.
Beyza Gülin Güney
Kafkasya denilince, elli kadar yerli halk ve bir o kadar dil konuşan etnik grubun bir arada bulunduğu ve tartışmalı sınırlarıyla sürekli olarak çatışmanın hüküm sürdüğü bir bölgeyi tasvir etmekteyiz. Kafkasya denilen bölge günümüzde kuzey ve güney olarak ayrılmaktadır. Güney ya da Transkafkasya deyince; üç bağımsız devlet olan Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan akla gelmektedir. Kuzey Kafkasya denilince de, Rusya Federasyonu’nun hâkimiyetindeki Kafkasya anlaşılmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde bu bölgeye, bölgesel ve küresel aktörlerin dâhil olmasıyla güç mücadeleleri artmış ve çatışmalar daha da tırmanmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından yeni şekillenen Rus coğrafyasında çeşitli çatışmalar yaşanmıştır. Bunlar arasında uzun yıllar süren ve bölgeye verdiği tahribat açısından en yıkıcı olan çatışma Çeçenistan’da meydana gelmiştir. Diğer özerk cumhuriyetler SSCB sonrası Rusya Federasyonu içerisinde çatışmaya evrilmeyen başarılı bir entegrasyon süreci yaşarken, Çeçenistan’da bu süreç ayrılıkçı hareket sonrası savaşa dönüşmüştür. Rus Ordusu, Rusya Federasyonu içerisindeki Çeçenistan topraklarına 1994 yılından 1999 yılına kadar askeri müdahalelerde bulunmuştur. Bu çalışmada da köklerini tarihten almış Çeçen-Rus çatışması bağlamında, Kuzey Kafkas coğrafyasındaki etnik sorunların ve çatışmaların zamanla bu bölgeyi içinden çıkılamaz bir hale getirmekte olduğu ve tarihin tekerrürü sonucu aynı çatışma sarmalına kısa sürede dönüldüğü görülmektedir. Bölgede sürekli devam eden çatışma ortamı, bölgesel ve küresel aktörlerin çatışmaları tırmandıran politikalarıyla sürece dâhil olmaları kalıcı bir çözüm üretilmesini ve bir barış ortamı doğmasını imkânsız kılmakta ve sürekli bir çatışma ortamına zemin hazırlamaktadır. Beyza Gülin Güney Cinius
H. Yılmaz Nihat Kaşıkçı
Kafkasya neresi? Hangi milletler yaşıyor? Çeçenlerin kahramanca mücadelesiyle insanlığın dikkatini çeken bu coğrafyanın geleceği nasıl olacak? Şeyh Şamil’in köyünde şu anda kimler yaşıyor? İki yüzyıldır egemenliğinde tuttuğu bu coğrafyada Ruslar daha ne kadar kalacak? Avarlar, Kumuklar, Tabasaranlar, Laklar, Lezgiler, Nogaylar, Çerkezler, Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Kabardinler, Tatarlar, Adigeler, Abhazlar, Gürcüler, Ermeniler, Azeriler, Ruslar, Yahudiler… Hasan Yılmaz ve Nihat Kaşıkçı’nın kurşunlanmak pahasına adım adım dolaşarak hazırladıkları bu eşsiz eserde Kafkaslara ilişkin merak edilen tüm gerçeklere yer veriliyor. Nihat Kaşıkçı, H. Yılmaz GALERİ KÜLTÜR KİTAP KIRT.
Edisyon
Bu kitap, 1994’te başlayan Çeçen-Rus Savaşı’ndan bu yana her zaman mağdur Çeçenlerin yanında olan, acılarını elinden geldiğince dindirmeye çalışan İHH İnsani Yardım Vakfı öncülüğünde hazırlandı. Olağanüstü savaş koşullarında, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgide, umut ile umutsuzluk arasında bir yerde bekleyen Çeçenlerin dramını ve Çeçenistan’daki hak ihlallerini konu alan bu çalışmanın önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz. Edisyon İlke Yayıncılık
Vicken Cheterian
Güney Kafkasya’nin aniden dünya gündemine oturdugu bir dönemde Vicken Cheterian’in kitabinin yayinlanmasi için daha iyi bir zamanlama olamazdi. Yazar, konuyu hem bölgenin derin bir bilgisine sahip içeriden biri olarak hem de bir gazetecinin elestirel sezgilerinin yani sira bir bilim adaminin çetrefilli tarihsel ve politik sorunlar üzerine tarafsiz fikirlerini sunan bir dis gözlemci olarak da ele alir. Anlatisini Sovyetlerin çöküsü ve Ermenilerin, Azerbaycanlilarin, Gürcülerin, Abhazlarin, Osetlerin ve Ruslarin birbiriyle çatisan ulusal projeleri baglamina yerlestirir. Çatismayi, eski bir çatisma ya da kaçinilmaz görmek yerine Cheterian kaçinilmaz görüneni olasi kilan hem kosullari hem de olasiliklari göz önüne serer. Analiz ve yorumlari boru hatlarindan politikacilara kadar genis bir yelpazede yer alir ve okuyuculara, devlet liderlerinin genellikle çarpik söylemlerinin arkasinda yatan güdülerin en iyi anlatimini sunar.’ – Profesör Ronald Grigor Suny / Michigan Üniversitesi ‘Bu kitap, Kafkasya’daki çatismalarin nedenlerini anlamaya ve stratejik önem arz eden bu bölgede uzun ömürlü bir baris tesis etmeye çalisanlarin okumasi gereken temel bir eser. Rusya ve Gürcistan arasinda yasanan son savas göstermistir ki uluslararasi toplulugun Abhazya, Güney Osetya ve Daglik Karabag’daki çatismalarin onlarca yil çözümsüz kalabilecegi varsayimi dogru degildir. Cheterian’in1990’larin siddetli çatismalari ve bu çatismalarin Sovyetler sonrasi Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’in gelisimi üzerindeki etkilerini ayrintili ve dengeli anlatimi konu üzerine yapilan birçok çalisma arasinda dikkat çekmektedir. Bölgenin tarihsel mirasiyla günümüz çatismalari ve bölge halklari ve önderliklerine iliskin derin kavrayisi Kafkasya’da geçirdigi yillar boyunca ve bölgeye yaptigi sayisiz gezilerde edindigi bilgilere dayanmaktadir. Cheterian diplomasinin neden bir uzlasma saglayamadigini ve çatismaya bir çözüm üretemedigini de anlatir. Görüsleri bölgede istikrari saglamaya yönelik gelecekteki çabalara da yön verecektir.’ – Oksana Antonenko / Uluslararasi Stratejik Arastirmalar Enstitüsü, Londra ‘Bu kitap Kafkasya’daki savaslarin ilginç ve açiklayici bir analizini içermektedir. Karabag çatismasi, Gürcistan ve Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya’daki Oset-Ingus savasinin ayrintili bir incelemesi sunulmaktadir. Yakici bir sorunun özgün ve sistematik bir incelemesidir. Kafkasya’daki çatismalara, Sovyetler Birligi’nin parçalanmasina ve Soguk Savas sonrasindaki milliyetçilik ve kendi kaderini tayin hakkina iliskin tartismalara da degerli bir katkidir. Vicken Cheterian Belge Yayınları
Aydın Osman Erkan
“Tarih Boyunca Kafkasya”, Kafkasyalıların, “Kaf Dağı”ı imgesinde simgelenen kültün, binlerce yıllık serüvenin öyküsüdür. Düşlerin, masalların, efsanelerin, hayatın gerçekleriyle iç içe geçtiği, harmanlandığı gizemli bir diyardır Kafkasya. Tarih boyunca bu özelliğini korudu. Seyyahlar, bilim adamları, edebiyatçılar bu coğrafyayı anlatan yüzlerce kitap yazdı. Elinizdeki kitap, Kafkasya’yı tanımak, bu coğrafyayla yazılmış tüm eserleri bilmek ve içeriklerini öğrenmek şansını veriyor.Tarihi Kafkasya’dan başlatan iddialardan “Kar Adam” mitine, 19. yüzyılda yaşanan savaşlardan, onu izleyen ve hala unutulmayan büyük sürgüne; kurumuş deniz Selentuş’un ve batık kıta Atkantis’in izlerini Kafkasya’da arayan çabalardan, Çeçenlerle Rusların son savaşlarına kadar, Kafkasya’yla ilgili yazılmış belli başlı tüm eserler bu kitabın konusunu oluşturuyor. Erkan’ın çalışması,”karanlıkta el yordamıyla yürüyen genç arkadaşlar”ına bir armağandır. Artık “Kaf Dağı’nın Gerçeği”ni anlamak isteyenler, binlerce yıl boyunca bu konuda neler düşünüldüğünü öğrenebilecek, yabancı dillerde yayınlanmış, ama Türkçe’ye çevrilmemiş kitaplarda ifade edilen Kafkasya gerçeği hakkında temel bir bilgiye sahip olacak. Abhaz – Abazalar, Azeriler, Çeçen – İnguşlar, Çerkesler – Dağıstanlılar, Ermeniler, Gürcüler, İranlılar, Karaçay – Balkarlar, Kazaklar, Kürtler, Megreller – Lazlar, Osetler, Rumlar, Ruslar, Svanlar, Tatarlar, Türkler, Ubıhlar, Yahudiler… Homeros ve Herodot’tan, Lermontov ve Tolstoy’a, Evliya Çelebi’den günümüze uzanan bir geçeği arama öyküsü… Aydın Osman Erkan Chiviyazıları Yayınevi
Arsen Avagyan
Kuzey Kafkasya’nın batı bölgesinde yaşayan halkların (Yakın Doğu ülkelerinde genel olarak “Çerkes” adıyla anılan Şapsuğlar, Adigeler, Abhazlar, Ubıhlar ve diğerleri), büyük bir kesiminin, anavatan sınırları dışında yaşadıklarından dolayı Ermeniler, Yahudiler veya İrlandalılar gibi diaspora oluşturmuş halklardandır. Çerkesler, günümüzde yaklaşık 40 ülkeye dağılmış olmakla birlikte, en büyük grup Türkiye’de yaşamaktadır. Çerkes azınlığın Ortadoğu bölgesinde ilk ortaya çıkışı, esir ticaretiyle ilgilidir. Çerkes yöneticilerden meydana gelen “Burci” hanedanlığı tarafından oluşturulan Mısır Memlük devleti, Kuzey Kafkasya sınırları dışında bulunan özgün bir “Çerkes” devletine dönüşmüştü. Lakin Kuzey Kafkasya’dan kitlesel zorunlu göç, 60 yıldan uzun bir süre devam eden Kafkasya savaşından dağlıların yenik çıkmasından sonra, XIX. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşmiştir. Arsen Avagyan Belge Yayınları